Bir insan annesiyle yattığında, bundan sonraki seks yaşamının tek düze geçeceğini, her seferinde annesinin üzerine çıkıp on beş dakikada işi bitireceğini, sonra da dönüp uyuyacağını sanıyor.
Ben de öyle sanmıştım. Ama yıllardır erkeksiz yaşamış, cinselliğe aç kalmış annemin buna hiç de niyeti olmadığını kısa zamanda öğrenecektim. Bana döndü,
– Amım çok kıllı değil mi?
– Ah, annecim… Ne kadar terbiyesizsin, biliyor musun? Ama evet anne, orman gibi olmuş amcığın… Kaç aydır dokunmuyorsun?
– Çok üşeniyorum. Zaten bakacak kimsem de olmadı ki… Giren çıkan, beğendirecek erkek yok diye hiç ilgilenmedim. Peki bana yardım eder misin?
– Kesmeye mi? Tabi neden olmasın…
Annem klozete oturup bacaklarını iki yana doğru genişçe açtı. Traş köpüğüyle kıllarını iyice köpürttüm. Tüm kılların üstü bembeyaz köpük olmuştu. Annem traş bıçağını yaklaştırdığım sırada gülerek,
– Amımı kesme sakın… dedi.
Yukarıdan aşağı doğru tek hamlede indirdim. Yukarıdan aşağı bir jilet boyu kadar alan tertemiz olmuştu. Kıllar çok uzun olduğu için bıçağı sık sık yıkıyordum. Ben kestikçe annemin amı gün gibi ortaya çıkıyordu.
Annemin amı nasıl? Annemin amı bir kere genişti, dudakları hafif sarkmış, yaprak gibi kıvrılmıştı. Klitorisi iri ve biçimliydi.
Annemin kasıklarına kadar başımı sokmuş, çok önemli bir iş yapmanın sorumluluğu ve itinayla ince detayları da traşlıyordum. Annemin amı hoş bir ter kokusuyla birlikte sabun kokuyordu.
Bir süre sonra işim bitmişti. Ilık su döküp duruladım, yıkadım. Ama o kadar süre onun amcığıyla uğraştıktan sonra benim sikim de dikilmişti. Annem burnuna dayanmış taş gibi aletimi görünce eline alıp biraz okşadı. Ayaktaydım. Parmaklarının teması yetmiyormuş gibi birden sikimi ağzına soktu.
– Oohh annee… diyebildim.
Köküne kadar yalıyordu. Annemi ağzından sikeceğimi hiç ummamıştım, beklemiyordum bunu… Annemse aşağılara inmiş, taşaklarımı sıvazlamakla meşguldü. Sonra taşaklarımı da yalamaya başladı. Dizlerim zevkten titriyordu.
Daha sonra aşağıdan yukarıya diliyle okşaya okşaya çıktı, sikimin kafasını hafifçe ısırıp, vakumlamaya başladı. Çok dayanamayıp ağzına boşalmaya başladım. Belimde ne varsa boşaltıyordum inleye inleye…
Boşaldıktan sonra hafif yumuşayan, yine de kalınlığını muhafaza eden sikimi ağzından çıkarttı. Tıpkı porno filmlerde olduğu gibi dilini çıkartıp bana gösterdi. Dilinin üzeri ağzı döl doluydu. Suratını ekşitip hepsini yuttu.
Aradan neredeyse bir ay geçmişti. O bir ay boyunca annemle yalnızca telefonda görüşmüştük. O günden ve sabahında yaşadıklarımızdan hiç konuşmamış, bu konuyu hiç açmamıştık.
Annem sabah telefon etti ve öğlen işyerimde olacağını söyledi. Öğle yemek saati geldiğinde annem de odamın kapısında göründü. İkimiz beraber yemek yedik. Daha sonra kahvelerimizi alıp odama geçtik.
Annemin altında klasik kesim keten kahve rengi bir etek, üzerinde yine keten, biraz daha açık kahve bir gömlek vardı.
– Neler yapıyorsun bakalım?” dedi.
– Ne olsun anne… Bildiğin gibi işte… İşler güçler… Sana hasretim bir tek” diye cevap verdim.
– Özledin mi beni ?”
– Evet, çok özledim anneciğim.
– Tabii, benim gibi annesi olsa herkes özler. Anasını satayım önceden haftada bir arardın şimdi iki günde bir arıyorsun… Annem kahvesinden bir yudum daha aldı.
– Nasıl idare ediyorsun? Mastürbasyon mu yapıyorsun?
– Valla anne iki aydır elimi bile sürmedim. En son seninle işte… Ya sen ne yapıyorsun?
– Ben de öyle, aynı senin gibiyim. Geceleri yalnızım hep, kendimi okşayıp duruyorum.
– Azgınsın o zaman…
– Evet, tıpkı senin gibi dedim ya… Duvarlara tırmanıyorum. Vibratörüme pil dayanmıyor.
– Oh benim azgın annem… Vibratör de sokarmış amcığına… Benim sikim dururken… Ya anne ne yapacağız, otele falan mı gitsek, ne yapsak?
– Bilmiyorum ki… Olmazsa gideriz. Ama bu gece abinlerdeyim. Sen de gel görüşelim. O işi haftaya yaparız
– Ooffff anne… O kadar dayanamam ben…
İki azgın, kızışmış mart kedisi gibi birbirimize baktık. Öyle çok sevişmek istiyordum ki onunla… O da benden farksızdı. O da istiyordu. O anda aklıma işi odamda bile bitirebileceğimiz aklıma geldi. İşyeri öğle paydosu olduğu için tenhaydı. Ama her an biri gelebilirdi. Bu çok riskli oldurdu. Sordum,
– Ne giydin içine annem?
– Beyaz dantellilerimi, tanga olanı…
– Ohhh… diye inledim. Gelsene şöyle biraz anne… diyerek elinden tutup kaldırdım, odanın kenarına, kapı arkasına çektim.
İkimiz de ayaktaydık. Eteğini havalandırıp ellerimi kalçalarına attım, okşamaya başladım. Sıkıyordum. Pürüzsüz, yumuşak, etli kalçaları avuçlarımdaydı. Külodunun dantellerini hissediyordum. Boyunlarını, dudaklarını öpücüklere boğuyordum bir yandan da… Başını kaçırıp engel olmaya çalıştı,
– Yavaş… Morartma sakın, insan içine çıkamam sonra… dedi. Kalçalarını mıncıklayan ellerime itirazı yoktu ama… Sadece insanların morlukları görmesinden çekiniyordu. Ellenip parmaklanmayı özlemiş gibiydi, göğüsleri inip kalkıyordu.
– Oh yavrum benim… Hastayım senin şu kalçalarına… dedim. Güldü,
– Götçüsün yani… dedi.
– Ohh… Ahlaksız… Evet götçüyüm. Bu götü avuçlayıp da götçü olmamak imkansız zaten…
Biraz da elimi önüne attım, amını okşadım. Hemen sulanmış ıslanmıştı. Parmaklarımı yandan külodun içine kaydırıp ıslaklığını sevdim, kabarmış klitorisini sıkıştırdım. Gözleri kaydı,
– Yapma… Burada olmaz. Olmayacaksa ileri gitmeyelim. Dayanamıyorum… diyerek inledi.
Kimse gelmeden yerimize oturduk. Çantasından rujunu allığını çıkarıp makyajını tazeledi, saçlarını düzeltti. Gözleri çakmak çakmak yanıyordu bana bakarken… Annem makyajını yaparken ben de masanın altında taş kesilmiş sikimi pantolona zor yerleştirdim.
Akşam abimlerde toplandık. Her zamanki gibi yemek yenildi, biraz sohbet edildi ve televizyon izlendi. Tam sevdiğimiz bir dizi başlamıştı ki, kapı çalındı. Abim camdan baktığında bize döndü.
– Babam gelmiş.
Annem panik oldu, telaşlandı,
– Aman… O pis herifi hayatta görmek istemiyorum.
Babamla benim de aram o aralar limoniydi, epeydir görüşmüyorduk. Belki de annemin etkisinde kalıyor, sık sık tartışıyordum babamla… O akşam benim de göresim, konuşasım yoktu.
– Madem öyle, kalkın yatak odasına geçin bari… Biraz oturup gider zaten… dedi abim, kapıyı açmaya giderken…
Annemle ikimiz aceleyle abimlerin yatak odasına geçtik. Buzlu camlı kapıyı sıkı sıkıya kapatıp, anahtarını çevirdim. Ardından otomatın, bir süre sonra da babamın sesi duyuldu. Oturma odasına geçtiler. Sohbet sesleri az da olsa duyuluyordu. Annem,
– Off… İki saatte gitmez şimdi bu çenesi düşük… dedi.
Karanlıktaydık. Babamların evden çıkmak için bu kapının önünden geçmeleri gerekiyordu. Benim yüzüm kapıya dönüktü. Karaltılarını görebilirdim. Bir yandan kapıyı gözetlerken elimi annemin amına attım.
– Ne yapıyorsun? diyecek oldu. Ama sesini çıkartamadı. Yatağın kenarındaydık.
– Yat şuraya… diye fısıldadım.
Sırt üstü uzandı yavaşça… Ayakları yere değiyordu. Bacaklarının arasına geçip, dizlerimin üstüne çöktüm. Kalçalarını hafifçe havalandırıp buzlu camdan gelen loş ışıkta parlayan beyaz külodunu çıkardım.
Çıkardığım külodu merakla yapacaklarımı bekleyen annemin eline tutuşturdum. Eteğini santim santim yukarı doğru sıyırdım. Amcığı karşımdaydı. Bacaklarını hevesle ayırdı biraz… İştahla amcığını yalamaya başladım. Hoş bir tadı vardı. Mis gibi güzel kokuyordu. Derin bir nefesle o kokuyu içime çektim,
– Ohh… Mis gibi kokuyor amcığın… Parfüm mü sıktın buna azgın kaltak? diye fısıldadım yalamaya ara vermeden.
Gözleri zevkten yarı kapalı, dudaklarını ısırıyor, gözlerini benden, amcığını köpek yavrusu gibi yalayan dilimden ayırmıyordu. Evet anlamında başını salladı. Bir süre sonra kasıkları vıcık vıcık oldu. Dilimi bir organ gibi kullanıyordum. İçine sokup çıkartıyor, klitorisini emiyor, ısırıyordum.
– Yavaş piç… Issırmasana… diye fısıldayan annem bir eliyle kafamı kasıklarına bastırıyordu. Diğer eliyle de çığlık atmamak için kendi külodunu ağzına soktu. Dişlerinin arasında kumaşı ısırdı.
Ellerimi iki yanına koyup yükseldim. Pantolonumun fermuarını indirdim. Taş kesilmiş sikimi zorlukla dışarıya çıkardım. Merakla nereye kadar ileri gideceğimi bekleyen annemin kan dolmuş, kabarmış amcığına soktum, girip çıkmaya başladım. Annem altımda kıvranıyordu.
– Ohhh… Çılgınsın sen çocuk… Neler yapıyorsun bana? Ahhh…
Salonda babam, abim ve yengem oturup sohbet ederken, ben abimlerin yatak odasında annemi düzüyordum. Belki de annemi çekiştiriyordu salak herif… Bir ara sesler salona gidecek diye yavaşladım. Neyse ki yatak kaliteliydi ki tek ses çıkmıyordu.
Hızlanmaya başladım. O azmış, ıslak, tatlı amcığına girip çıkarken, bir yandan da üstüne eğilip annemin memelerini emiyor, öte yandan göt deliğini okşuyordum. Annem her deliğinden kuşatılmış, zevkle kıvranıyordu altımda, şehvetten çarşafları çekiştiriyordu.
Bir süre sonra salondan sesler gelmeye başladı. Babam kalkıyordu. Annemin içinden çıkmak için hamle yaptım. Annem ise bacaklarını bacaklarıma doladı ve amcığını sikime doğru ittirdi. Ardından elleriyle kalçalarımı kendine bastırdı. Derin bir kasılma ve titremeyle boynuma dolandı.
Annem orgazm oluyordu. Ses çıkamamak için dişlerinin arasındaki külodu ısırıyor, başını sağa sola sallıyor, kalçaları vibratör gibi kasılıp kasılıp gevşiyordu. Müthiş bir boşalmaydı anneminki…
Abimler ve babam tam kapının önündeydi. Karaltılarını görüyor, seslerini duyuyordum. Annemin bastırmasına dayanamayıp ben de içine boşalmaya başladım. Annem sırt üstü yığılıp kaldı, kolları iki yana düştü, işi bitmişti. Bir kaç saniye sonra ben de bitirdim.