On gün böyle geçti. Annem akrabalara dönmüş, babam da akşam geliyordu. Babam döndüğünde hayatım eski haline döndü. Yine gelir gelmez başımı ağrıtmaya başladı.
-Annen hiç eve geldi mi? Benim hakkımda konuştunuz mu? Geri dönecek mi?
İzinim bitmiş, işe gidip gelmeye başlamıştım. Annemle ya abimlerde, ya işyerinde, ya da akrabalarda görüşüyorduk. Aradan bir hayli zaman geçmişti. Bu süre içinde zaten annemle kısıtlı sürelerde haftada, on günde bir görüşür olduk.
Gizli dünyamda anneme ilgim üst noktalara ulaşmıştı. Ensest cd’ler alıyor, internette ensest resimler indirip sitelere giriyor, başka ensestlerle chat yapıyordum. Mastürbasyon yaparken artık yalnızca annemi düşünüyordum. Onu sikmediğim pozisyon hayal etmediğim hal kalmamıştı.
Babam aradan geçen onca zamana karşı hala annem hakkında kafamı ütülüyordu. Sürekli ardı arkası gelmeyen sorular, surat asmalar… Bazen tartışmalar iyice canımı sıkıyor, bunalıyordum.
Artık babam ne zaman bana ne zaman annemden bahsetse ve beni kızdırsa, odama çekiliyor annemi siktiğimi ben sikerken de babamın izlediğini düşünüyordum. Bu bir çeşit intikamdı. Böylece bütün sinirim geçiyordu.
Bütün bunlar olurken gerçek hayatla bu düşüncelerimi tamamen ayırmıştım. Onlar farklı dünyalardı, asla bir olamazdı. Ensest ilişki yaşamak öyle hikayelerde olduğu gibi birden bire, kolayca olabilecek bir şey değildi.
Çoğunlukla okuduğum hikayelere gülüyordum. Ne kadar basit anlatımlıydılar ve her şey ne kadar kolay gerçekleşiyordu. Oysa gerçek hayatta bir reddedilme ya da fark edilme ömür boyu sürecek bir rezilliğin kapılarını sonuna kadar açabilirdi. İşte bu düşüncelerle aylar geçiyordu.
Bu arada, hayatın garip bir oyunu, son zamanlarda annemde bazı gözle görülür değişiklikler başlamıştı. Onu her gördüğümde üstüne başına yeni bir şeyler almış oluyordu. Aldıkları genelde askılı bluzlar, dar kotlardı.
Gün gittikçe dişiliğini ön plana çıkartıyordu. Artık hayata bakışı değişmişti. O karamsar, yorgun kadın gitmiş, yerine hayat dolu, gezen, dolaşan, özgür bir kadın gelmişti. Yıllarca babamın baskısı altında yaşayan annem sanırım özgür geçen aylardan sonra kendini bulmuş, rahatlamıştı.
Annemle ilişkimiz ise nasıl olduğunu anlayamadan yeni bir boyuta girmişti. Bana iltifatlar ediyor, ne kadar yakışıklı olduğumu söylüyordu. Birlikte bir yerlere gitmekten bahsediyordu. Beni öpüşü bile değişmişti sanki daha ıslak ve sanki daha bir sarılarak, muhabbetle öpüyordu.
Birlikte kaldığımız zamanlarda aynı yatakta yatmak istiyor ve genelde de yatıyordu. Bu da beni çok zor durumda bırakıyordu.
Neden böyle olmuştu bu kadın? Belki kafamı bu düşünceye fazlaca taktığımdan her hareketini başka şeylere yorumluyordum. Ya da annem kendine laf etmeyeyim diye bana daha yakın ve ilgili davranmaya başlamıştı. Samimi olması gibi bir ihtimal de vardı tabi..
Annem işyerime gidip geldikçe istem dışı mahrem yerlerine bakıyordum. Bir gün pembe askılı bir tişört giymişti. Göğüslerinin kenarları görünüyordu. Annem telefon açmak için eğilmişti. Aramızda masa vardı. Fazla olmasa da göğüslerinin bir kısmı daha ortaya çıkmıştı. Aletim hareketlenmişti. Annem aniden başını kaldırınca beni görür gibi oldu ama tam emin değildim.
Görüşmelerimiz seyrekti, bazen bir iki haftayı bulduğu oluyordu. Bir sonraki gelişinde üzerinde siyah bir gömlek, altında mavi dar bir kot vardı. Gömleğinin üç düğmesi açıktı. Memelerinin üstten taşan kısımları ve siyah sütyeni görünüyordu.
Yine telefon etmek istedi, eğildi., Ben sütyenini ve portakalı andıran beyaz memelerinin sütyeninden taşan kısımlarını olduğu gibi görmüştüm. Aklıma bir an geçen hafta benim ona baktığımı anladığını ve bu hafta daha açık giyip bana baktırmak niyetinde olabileceği geldi. Ürperdim.
Sürekli konuşuyor, neyi neden yaptığını anlatıyordu. Bir ara kafamı kaldırıp yüzüne baktım.
– Annem, bana açıklama yapmana gerek yok.
– Olsun oğlum, yine de daha iyi anlaman için anlatıyorum.
– Anlamıyorsun anne yaa… İlgilenmiyorum. İstediğini istediğin gibi yap. Yani rahatsın işte, kendini kasma… İstediğini yapabilirsin. Yani… Ne bileyim, hayatında başka bir erkek de olabilir, bu beni ilgilendirmiyor.
– Yok canım… Daha neler… Yok oğlum öyle bir şey…
– Dedim ya anne… Olsa da fark etmez. Yaşlı kadın değilsin ki… Neticede 40 yaşında, dul, yalnız bir kadınsın. İhtiyaçların olabilir, biyoloji bu, karşılamak zorundasın. Ben nasıl kadın kız peşinde koşuyorsam, sen de erkek arkadaş edinebilirsin anne…
– …
Herhangi bir cevap vermedi, başka bir konuya geçtik. Bu benim ona cinsel konularda ilk yaklaşma çabamdı, olumsuz bir tepki almamıştım. Fakat olumlu da değildi. Yine de üstü kapalı da olsa annemin seks hayatından bahsetmek beni heyecanlandırmıştı.
İçimdeki ensest arzular bazen köreliyor, bazen hiç kalmıyor, kimi zaman da doruğa çıkıyordu. Ama tercihim her zaman üst düzeyde olması yönündeydi çünkü annemi düşünmekten çok ayrı bir keyif ve zevk alıyordum.
Çoğu zaman bir yada iki hafta mastürbasyon yapmıyordum. Böylece iyice azgınlaşıyor, annemle ilgili farklı fanteziler kuruyordum. Özellikle böyle zamanlarda annemle görüşürsek onu görmek bile benim ereksiyon olmama yetiyordu. Memelerini görsem, ya da yanlışlıkla! hafifçe bir yerine dokunursam boşalacak hale geliyordum.
Yine bir haftadır hiçbir şey yapmamıştım. Annem akşam abimlerde kalacaktı. Beni de çağırdılar. Abimlerde yemek yendi, televizyon izlendi ve yatma vakti geldi.
Annemle yine birlikte yatacağımız için bir plan yaptım. Gece yarısı o uyurken sanki uyku sersemi atmışım gibi elimi kalçasına atacak ve elleyecektim.
Yatağa girdim. Annemin altında krem rengi ayak bileğine kadar bir dar tayd vardı. Küçük götünün yuvarlakları yine meydana çıkmıştı. Giydiği klasik külodun çizgileri kalçalarının kenarlarında belirginleşmişti. Işığı söndürdü ve o da yatağa girdi. Vaktin iyice geçmesini bekliyordum. Bu sırada annemi karım gibi hayal ediyor fantezi kuruyordum.
Gece yarısı olduğunda uygulamaya geçtim ve soldan sağa dönerken elimi tam kalçasının üzerine koydum. Oh, yumuşacıktı. Sıkmamaya özen gösterdim. Erkekliğim gemici direği gibi olmuştu.
Uzun zamandır bakmakla yetindiğim kalçası şimdi elimin altındaydı. Hiç kıpırdatmadım. Biraz ucuz bir tabir ama sevgili annemde de tam sikilecek göt vardı. Bir süre sonra korkarak elimi çektim ama tam yanına yere koydum. Beş on dakika geçmeden annem döndü ve tam elimin üzerine kalçası geldi.
Ohh, ölüyorum sandım… Bir an kalp atışlarımı duyacak diye korktum. Annemin götünün ağırlığı elimin üzerindeydi. Dayanamadım sol elimle sikimi çıkarıp mastürbasyon yapmaya başladım.
Annem yanımda yatıyordu. Taş gibi kalçası elimin üzerindeydi. Ve ben yarağımı okşuyordum. O an üzerine attırmak istedim. Boşalmaya başlamıştım. Kenara doğru çekilip küloduma attırdım.
Gelişmeler ardı ardına geliyor ben baştan çıkıyordum. Basit bir cinsel açlık ve ilgiden başlayan olaylar ne boyutlara ulaşmıştı. Kendimi tanıyamıyordum artık…
Ertesi gün annem çok normal, hatta daha da yakın davrandı. Annemin rahat tavırları sayesinde benim ona olan ilgim daha bir pervasız olmuştu. Fakat yine de bir aile faciasına yol açmak çok kolaydı. Dikkatli ve temkinli olmak durumundaydım. Annemin ilgisini ortaya çıkaracak ya da bana karşı ilgisini arttıracak bir takım planlar düşünmeye başlamıştım.
Bir hafta sonu yine abimlerde kalacaktık. Sabahtan başlayarak sürekli sırtımın ağrıdığını söylüyordum. Akşamüstü tahmin ettiğim gibi abimler gelenek olduğu üzere haftalık alışverişe çıktılar. Evde annem ve ben kalmıştık. Daha önceden hazırladığım kremi alıp annemin yanına gittim.
Sırtımın ağrısı hala geçmedi. Biraz sırtımı ovabilir misin anne? diye sordum.
Doğal olarak kabul etti. Tişörtümü çıkardım, sadece kısa şortumla kalmıştım. Annem kremli elini sırtımda gezdirmeye başladı. Bense sapık gibi onunla seviştiğimizi hayal etmeye başladım. Elleri vücuduma değdikçe sertleşmiştim. Bir yandan onu tahrik etmek için hafif hafif, sanki ağrı çekiyormuş gibi inliyordum. Oflamaya başlamıştım,
– Offf offf… Evet anne… Çok iyi orası… Biraz yukarı… Mımm.. Çok iyi.
– Nasıl? Şimdi daha iyi mi?
– Evet anneciğim. Bastır biraz… Aahh… İşte bu iyi geldi… Oohhhhh… Harikasın… diye inleyince, annem birden,
– Hadi bakalım, bu kadar yeter… diyerek çekildi. Doğrulup oturdum. Şakayla karışık,
– Çok iyi geldi valla… İstersen ben de sana süreyim, ödeşmiş oluruz… dedim. Aldığım cevap kısa ve netti.
– Hayır.
Fakat bunu söylerken gözü şortumdan rahatlıkla belli olan iyice kalınlaşmış ve irileşmiş erkekliğime takılmış, ardından hemen bakışlarını başka yöne yöneltmiş, benden kaçırmıştı.