Aldatma HikayeleriGenelHikayelerSeri Hikayeler

Hanife (7)

Hanife’yi canını yakarak götünden siktiğim o günden sonra bir kaç gün geçti. Ne beni aradı, ne görebildim. Merak içindeydim. Ne yapacak, ne karar verecek, elimde resim ve videolar varken çılgınca bir şeye kalkışacak mı?

Aklımda bu sorular günlük hayat devam ediyordu. Bir hafta sonra dükkanı kaparken arkamdan bir ses duydum,

“Hayırlı akşamlar Koray abi” diyen cıvıl cıvıl bir ses… Döndüm baktım, Ayşe…

“Hayırlı akşamlar Ayşecim…” dedim gülümseyerek… Bir yandan da annesine yaptıklarımı bilse bana böyle cıvıldar mı acaba diye düşünüyordum. Başı kapalıydı ama altına giydiği dar kot pantolon kalçalarının muhteşem yuvarlaklığını, annesi gibi uzun ve düzgün bacaklarının güzelliğini meydana çıkarmıştı.

Neredeyse tayt gibi dar pantolonun kısa paçaları incecik ayak bileklerinin zerafetini de gözler önüne seriyordu. Ah, bir de o narin ayak bileklerini saran file çoraplara gözüm ilişince içim eridi bir anda… Yutkundum.

“Şey…” dedi biraz ezilerek… “Koray abi, bana verdiğin telefonun ödemesi gecikti biliyorum ama…”

“Hiç önemli değil güzelim… Senden kıymetli mi? İçin rahat olsun, ne zaman eline geçerse…” dedim gülümseyerek… Gözlerimin içine baktı, minnet ifadesi vardı gözlerinde… Önemli değil bebeğim, piliç gelecek yerden telefon parası mı esirgeyeyim?

“Çok iyisin abi… Daha yeterince teşekkür bile edemedim sana…”

“Bence o güzel resimlerini bana özel göndererek teşekkür ettin bile canım..” diyerek gözlerinin içine baktım. Yanakları kızardı, başını öne eğdi önce, sonra tekrar baktı gülümseyerek,

“Utandım şimdi abi…” dedi. “Nasıl cesaret ettim bilmiyorum. Erkek arkadaşıma bile göndermemiştim öyle pozlarımı…”

“Memnun oldum Ayşem… Demek ki erkek arkadaşından daha fazla güveniyorsun bana… Hiç merak etme, aramızda bunlar… Benden sır çıkmaz. Eğer biraz daha teşekkür etmek istersen hani… Biraz daha özel pozlarını beklerim her zaman, numaramı biliyorsun zaten…”

“Görüşürüz Koray abi… Babam bekliyor dükkanda…” diyerek dönerken yanaklarının kızarıklığı biraz daha artmıştı sanki… Arkasından baktım giderken…

Yürürken yuvarlak kalçaları gözümü aldı adeta… O da gözüme sokmak için çabalar gibiydi zaten… Kalçaları kotun içinde iki yana sallanırken uzun bacaklarıyla dipdiri bir tay gibiydi kız… Kendi dükkanlarının kapısını açarken bir an dönüp baktı bana, izlediğimi görünce dudaklarında bir gülümsemeyle içeriye girdi.

Faruk abi dikiş makinasının arkasından kızına bakıyordu. Dışarıda beni görünce el salladı, ben de selam verdim, yürüyüp gittim. Karısını defalarca becerdiğim adamın şimdi de kızını gözlerimle sikmiştim ayak üstü… Analı kızlı iki seksi orospu mahvediyorlardı beni… Hele kızının görüntüsü bile insanı azdırmaya yetiyordu.

Gece yatağa girdiğimizde uyumaya hazırlanan karımın geceliğini yırtarcasına çıkardım. Neye uğradığını şaşıran kadının bacaklarını aralayıp amına girdim bir hamlede, evire çevire sikmeye başladım.

“Uhh… Koray? Ne yapıyorsun? Bırak, yorgunum…” itirazlarına aldırmadım bile…

Zaten biraz sonra karım da katıldı bana… Zevkten gözleri kaymış, belime sardığı kollarıyla beni kendine çekmeye başlamıştı. Her giriş çıkışımda zevk suları süzülüyor, amcığı gitgide bataklığa dönüşüyordu. Kasıklarımız çarpıştıkça ıslak amındaki şaplama sesinin yanında derin derin ıhlama sesi çıkıyordu karımdan…

Bacaklarının arasında hışımla gidip gelirken, karımı zevkten bağırtırken gözümün önüne Hanife geliyordu. Altımda zevkten kıvranmaları, domaltmış sikerken belini oynatmaları, şehvet dolu yüzü… Ardından kızının kalçaları elbette, kıvırta kıvırta yürüyüşü…

“Ohhh… Korayy… Kocacığım… Harikasın bu gece… Ohhhh…” diye inleyen karımın sesiyle kendime geldim. Dakikalardır gidip geliyordum içinde… Zaman kavramını yitirmiştim. Yarağım taş gibi olmuş, başını en diplerine, rahim duvarına kadar değdirip değdirip sikiyordum karımı…

“Geliyorumm…” diye haykırıp boynuma sarılan ve kalçalarını kaldırıp kasıklarını bana yapıştıran karımın zevk inlemeleri, orgazm kasılmaları beni de bitirdi sonunda… Böğürerek amının diplerine boşalmaya başladım.

Yan yana serilip kaldık yatağa… Karım yaşadığı şehvet şokunun etkisiyle körük gibi nefes alıp veriyordu yattığı yerde… Elimi tutup dudaklarına götürdü, parmaklarımı öptü minnetle…

“Aşkımm… Teşekkür ederim. Çok güzeldi…” dedi. Ben de onun elini alıp öptüm, parmağını emdim.

Banyoya gidip duşunu aldı karım sonra da geceliğini giyip yattı. Sikişmenin, orgazm heyecanının yorgunluğuyla tatlı uykusuna daldı. Dudaklarında huzurlu bir gülümsemeyle…

Beni uyku tutmadı bir türlü… Tavana baktım dakikalarca, olan biteni düşündüm. Mutfakta bıraktığım telefonun kısık bip bip sesini duydum sonra… Mesaj geliyordu bu saatte… Mutfağa gittim dal taşak, bir sigara yakıp telefonu elime aldım.

Ayşe’nin numarasından whatsapp mesajları gelmişti. Merakla girip bana gönderdiği resimlere baktım tek tek… Yine başı açıktı, saçları salınmış, üzerinde yine bir ip askılı atlet tarzı bir üst…

Objektife bakarken gülümsüyordu, etli dudaklarına kırmızı ruj sürmüştü sanki gerek varmış gibi… İnce boynu, gerdanı, iri göğüsleri göz alıcıydı. Daha ilk resimde sikim kıpırdanmaya başladı. İkinci resmi görünce az önce karımın amına boşalmama rağmen yarak dimdik oldu.

Bir eliyle telefona poz verirken diğer eliyle atleti aşağıya çekiyordu sanırım, tomurcuk göğüslerinin çatalı daha bir meydana çıkmıştı. Baktıkça o atleti sıyırıp memelerini avuçlama isteğiyle doluyordum. Ben bakarken mesajı geldi,

Teşekkür edemedim demiştim ya…” yazdı.

Önemli değil demiştim ben de…” diyerek cevapladım. Arkası gelir ümidiyle…

“Ama ben istiyorum. Teşekkür ederim tekrar tekrar…

Asıl ben teşekkür ederim. Gecemi aydınlattın güzelliğinle… Harikasın…

Gülümseyen emojiler, kalpler geldi. Gözlerini kapayan utanmış maymun emojileri…

Güzel miyim gerçekten?

Güzel de söz mü? Gül goncası gibisin, harikasın… Ama tam göremiyorum seni… Belki biraz daha görebilsem, tam olarak karar vereceğim.” Yine utanma emojileri…

Nasıl biraz daha?

Sana kalmış. Güzelliklerini görmek için sabırsızlanıyorum.

Biraz bekle…

Beklerim bebeğim, güzel prensesim, beklerim, hiç sorun değil…” Bir kaç dakika sessizlik… Bekledim…

Bir iki resim daha geldi biraz sonra… Altında kısa bir etek, bacaklarında file çoraplar… Telefonu karşıya koyup öyle poz vermiş. Bacak bacak üstüne atınca eteği sıyrılmış, baldırları meydanda, ip askılı bir bluz giymiş, saçları omuzlarına dökülmüş, dudaklar büzülmüş… Tam sikmelik… Tam annesi gibi azgın bir dişi…

Aman tanrım… Harikasın…♥♥♥ Ama…” yazdım. Ardından az önce gönderdiği resmi büyütüp kırptım, göğüs kısmını bıraktım sadece, galeriden tekrar ona gönderdim.

Keşke biraz daha görebilsem demiştim ya…” yazıp dua emojisi koydum.

Hayırrrr…” Şaşkın, gülümseyen, utanan emojiler yine… Ama telefonu kapatmadı suratıma, terslenmedim, online vaziyette…

Lütfennnn… Beni güzelliklerinden mahrum mu bırakacaksın yoksa?” yazıp bekledim.

Ses yok. Biraz daha bekledim. Sikimi sıvazlarken az önceki resimlerine bakıyordum tek tek ve bekliyordum. Elbette istediği gibi davranan bir kız değildi, yaşı küçüktü, daha onsekizinde tazecik, acemi bir lolita işte… Profesyonel manken değildi sonuçta, benim istediğim pozları gönderemezdi ki…

Biraz daha bekledim. Karar vermeye çalışıyor olmalıydı. Sonunda beklediğim mesaj sesi geldi bitmek bilmeyen dakikalar sonrası… Açtım.

Ayva gibi dimdik iki meme… Uçları kabarmış. Pespembe görünüyor, etrafında dairenin içinde minik kabarcıklar… Gözlerime inanamadım. O başı açık sokağa adımını atmayan kızdan göğüslerinin resimlerini görmek inanılmaz tahrik ediciydi.

Lütfen hemen sil baktıktan sonra, utanıyorum.” yazdı ardından…

Merak etme. Sana söyledim, bana güvenebilirsin.

Güveniyorum elbette Koray.” İsmimi yazmıştı direkt, abi dememişti.

Ah benim güzel, seksi orospum ah… Annen de güvenmişti bana, baban da… Resimleri videoları sildim deyince ikisi de güvenip inanmıştı. Ama maalesef, küçük pipili babanı boynuzladım, anneni defalarca siktim. Altımda zevkten bağırta bağırta siktim hem de…

Neden hep ben teşekkür ediyorum acaba?” yazdı, gülücüklü emojilerle süslemiş.

Ben de edeyim mi acaba? İster misin?

Tabi ki… İsterim.

Yatak odasına kadar yine öyle dal taşak, çırılçıplak gittim. Karımın derin derin uyuduğundan emin olunca sessizce pijamalarımı kolumun altına aldım, salona gidip kapıyı kilitledim, ışığı açtım. Belden yukarımı görecek şekilde bir kaç selfie çektim, gönderdim.

Bir iki dakika bekledikten sonra bir kaç ıslık çalan emoji koydu yanıt olarak… Ardından dudak ve öpücük emojileri… Spor salonuna verdiğim paralara helal olsun dedim içimden… Yarı yaşımdaki kızı hayran bırakmıştım kendime…

Teşekkürümü beğendin galiba bebeğim…

Evet beğendim. Eşin pek mutlu olmalı…

Öyle… Her gece mutlu ederim karımı. Bayılır.

Tahmin ederim.

Ben de seni tahmin etmeye çalışıyorum. Bir iki pozla kaldın. Başka teşekkür yok mu bana?

Yetmez mi bu kadar?

Sana doyulur mu bebeğim? Hadi biraz daha güzellik göster bana…

Yaa… Utanırım, yeter bu kadar…

Yaa… Lütfen ama… Bana güven dedim sana… Hadi, karşılıklı teşekkür edelim.

Beş dakika sonra resimler gelmeye başladı. Offf… Yatağa uzanmış. Üzerinde bir şey yok. Altında belini toplayıp tanga haline getirdiği bir külot… O kütür kütür memeleri yatar vaziyetteyken bile dimdik duruyor. Koluyla yüzünü kapatmış, uzun saçları yastığa yayılmış. Tam bir afet…

Bacaklarını indirmiş, diğer pozda dizinin birini bükmüş, arkadan yan dönmüş, ayva göbeği dümdüz karnıyla muhteşem… Memelerini çekmiş sonrakinde, uçları parmak gibi kabarmış…

Ben de baksır külodu geçirip poz verdim bir iki, gönderdim. Külodumun içindeki kabarıklık bariz görünecek şekilde, sikimin taş kesildiğini külot üstünden de olsa görebilecek. Salatalık gibi belirgin, kalkmış aletimi külodumun üstünden avuçlayarak çektim bir poz daha… Onu da gönderdim. Sonra da,

Telefonun sesini kıs ve kamerayı aç güzelim… Seni canlı canlı görmek istiyorum. Korkma, sessiz oluruz, konuşmayız, kimse duymaz bizi… Yeter ki seni göreyim. Sen de beni görürsün.” yazdım.

Olmazlandı önce, sonra dediğimi yaptı, görüntülü görüşme başladı. Ben hemen kayıt programını açtım. Şehvetli bakiremin çıplak görüntüleri hafızaya akmaya başladı.

Yatakta yatıyordu son gönderdiği resmindeki şekliyle… Üzerinde bir külot sadece, giysileri yan tarafa saçılmış, alelacele çıkarıp atmış poz vermek için… Şöyle bir çıplak, insanı çıldırtacak kadar seksi bedeninde dolandırdı kamerayı, sonra yüzü kapladı ekranı…

Gözleri telefonda o da beni izliyordu merakla… Gülümsedim, öpücük gönderdim. Köfte gibi körpe dudaklarını büzüp öpücüğümü aldı. Ben de biraz uzaklaştırıp vücudumu çektim. Baksır külotlu halimle kaslı bedenimi gösterdim meraklı tazeye… Külodun üzerinden sikimin kabarıklığını okşadım elimle, ona göstere göstere…

Sonra bekledim hareketsiz bir şekilde, aynısını ondan bekleyerek… Anladı hemen… Memelerini gösterdi bana, dümdüz karnını, külodunu…

Bel lastiğini kıvırıp tanga şekline dönüştürdüğü dantel külodun ağı kabarmıştı. İnce kumaş içinde kurabiye gibi dudakları şişmiş amcığını saklayamıyor, hayal gücümü insafsızca kırbaçlıyordu. İnce narin parmakları o kabarıklığı okşadı benim yaptığım gibi…

Sonra külodun ağının yanından içeriye girdi parmaklar, içeriden çalışmaya başladı. Bızırını okşuyor, amcığının dudaklarını sıkıp sıkıp bırakıyordu. Tam benim yapmak istediğim şekilde… Külodun ağında bir ıslaklık belirmeye başlayınca elini ve kamerayı amından çekti, bekledi. Beni bekliyordu, bir sonraki hamlemi…

Baksır külodumu sıyırdım biraz… Biraz daha… Kalkmış yarağımı genç kıza göstermek biraz fazla mı gelecek diye düşündüm bir an… Sonra onun ağı ıslanmış külodunu görünce çekinmek gereksiz geldi. İstiyordu kız…

Telefonu yaklaştırdım, külodu yarağım tam görünecek şekilde sıyırdım. Bir anda tavana dikilen sikim, iri kafasıyla, parmak gibi kabarmış damarlarıyla, altta yuvarlak yumurtalarıyla, simsiyah kıvırcık kasık kıllarıyla ekranı kapladı.

Elimle yavaşça boydan boya okşadım sikimi, taşaklarımı şöyle bir tarttım. Bir müddet erkekliğimi teşhir ettikten sonra bıraktım, yüzüme çevirdim kamerayı… Dudaklarını ısırarak, şaşkınlık ve merak dolu gözlerle izlemişti beni…

Bu kez sıra ondaydı. Kamera yavaşça yaklaştı, diğer elini külodun lastiğine götürdü. Parmağını önden takıp yavaşça çekiştirdi. Heyecan ve sabırsızlıkla bekliyordum, bir yandan sikimi sıvazlayarak… Fazla beklemedim, kalçasını kaldırıp külodu sıyırıverdi bir anda… Ohhh… Gecenin sessizliğinde istemeden inleme çıktı dudaklarımdan…

Hanife (7), image #5

Gerçekten dudakları kabarmıştı körpe amcığın… Birbirine bitişik şişmiş dudakların üst kısmında pembe klitoris kabarmış vaziyetteydi. Hafif sarımtırak tüyler dışında tertemizdi amcığı… İki parmağıyla dudaklarını araladı. İç dudaklar göründü tüm güzelliği, ellenip koklanmamış tazeliğiyle… Zevk suyundan ıslanmış, ışıkta parlıyordu amcığı…

Daha ben bakmaya doyamadan elini çekti amından… Kamera memelerine yaklaştı. Kabarmış meme ucunu parmak uçlarıyla ovaladı biraz… Sonra bana baktı. Dudakları şehvetle aralanmış, kurumuşlar, diliyle yalayarak ıslatıyordu. Fısıltıyla,

“İyi geceler Koray…” dediğini duyabildim. Görüntü kapandı, bağlantı kesildi. Büyük olasılıkla telefonu elinden atmıştı şu anda… Bacaklarını iyice ayırmış, yarım kalan işini tamamlamaya çalışıyor, mastürbasyon yapıyor olmalıydı…

Öylece taş kesilmiş yarağımla bırakıvermişti beni gecenin bir yarısında… Aşırı tahrik olmuş, iyice dolmuş vaziyetteydim. Elimi tükürüğümle ıslatıp sikimi bir iki sıvazlamam yetti. Kasıldım, spermlerim avucuma akmaya başladı.

Lavaboya gidip elimi yıkadım, pijamalarımı giydim. Karımın yanına, yatağa süzülürken uykusunda bana sarıldı.

“Nerdeydin aşkım? Banyoya mı gittin?” dedi uykulu uykulu…

“Evet canım… Hadi uyu artık…” diyerek saçlarını okşadım. Ben de uyuyana kadar genç kızın o seksi görüntüsü, ıslak amcığı gözümün önünden gitmedi.

Ah Ayşe ah… Bakalım seninle neler olacak… Bendeki bu cinsel güç, sendeki bu seks isteği, merak ve arzusu, seksilik varken bir şeyler yaşayacağız mutlaka…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu