Dolar Yükselince 3
Abuzer hızlı hızlı sikmeye başladı annemi. Yarağı boydan boya girip çıkıyordu amına… Annem yarak darbeleri ile sarsılıyor ve öne arkaya gidip geliyordu sürekli… Vakkas’ın yarağı da bu gidip gelmelerle boğazına kadar girip çıkıyordu.
Top güllesi gibi memeleri sarkık halde sallanıp duruyordu aralıksız… Götünün yanakları, kalçaları ve belinin etleri titriyordu.
Üç karısı ve on çocuğu olan Abuzer, sikiş konusunda deneyimli bir erkekti ve bunu konuşturuyordu gözlerimin önünde… Yarağını bir hızlı, bir yavaş sokup çıkarıyor, annemin amında bir süre beklerken götünü oynatarak yarağını içinde çalkalıyordu.
Bu anlarda götünün kıllı ve kaslı yanakları kasılıyordu. Sonra çıkarıp kafasını göt yarığına sürtüyor, ardından yeniden amına girip sikmeye devam ediyordu.
İçerinin nemli ve sıcak havası bunaltıcı bir hal almıştı. Abuzer’in iri yarı vücudu ter içinde kalmıştı. Annemin güneş yüzü görmeyen beyaz vücudu ise tepeden vuran floresan lambanın altında yağlanmış gibi parlıyordu. Vakkas da Abuzer gibi terlemişti. Bense üzerimde keten pantolon ve tişörtle su içinde kalmıştım.
Abuzer’in pompalamaları gittikçe hızlanırken, Vakkas belini yılan gibi oynatarak yarağını sokup çıkarıyordu annemin ağzına… Pis gülüşlerinin arasında küfürler savuruyordu anneme… Saçlarını sıkı sıkı tutmuş, başını oynatmasına izin vermiyordu. Annemin gözlerinden akan yaşlar salyası ile birleşip yatağın üstüne damlıyordu.
Ancak bir süre sonra Vakkas yarağını çıkardı annemin ağzından. O anda annem tıkanır gibi oldu ama bu hali uzun sürmedi. Abuzer bu sırada var gücüyle pompalıyordu. Şişkin taşakları ve kasıkları annemin göt yanaklarına ve kalçalarına çarptıkça çıkan ‘Şap şap şap şap!’ sesleri odanın duvarlarında gidip geliyor, yankılanıyordu.
Vakkas yatağın üzerinden inerken Abuzer de annemin amından çıktı. Yarağının kafası morarmış, şişmişti, ıslak ve yapış yapış görünüyordu. Annemin amı da epey genişlemişti ve amının dudaklarının arasından içinin kızıllığı görünüyordu.
Abuzer bir süre sıvazladı yarağını, annemin götünün yarığına sürtüp göt yanaklarına yarağıyla tokatlar attı. Vakkas ise,
“Burası çok sıcak oldu!” diyerek kapıyı açtı, “Halim şu vantilatörü getirin ulan!” diye bağırdı.
Az sonra Halim elinde ayaklı bir vantilatör ile aralık kapıdan içeri girip yaşanan sikişi izledi bir süre… Halim hem gülüyor hem de olayın içine dahil olmadığı için Vakkas’a veryansın ediyordu.
Halim ve Vakkas ayaküstü konuşurken Abuzer’in yarağını annemin götüne soktuğunu gördüğümde yerimde sarsıldım. Annem dizlerinden büktüğü bacaklarını iki yana açarak belini eğmişti. Abuzer sol eliyle beline bastırırken sağ eliyle yarağını tutuyordu.
Annemin kıllı göt deliği yavaş yavaş açılıp genişliyor, Abuzer’in kalın yarağı da içine giriyordu. Kalbim daha şiddetle atmaya başladı. Annem,
“Ahhhh… Yapmaa… Çıkaarr… Ayy… Aahh… Çıkarr… Uhhh… Iyy!” sesleri ile çektiği acıyı gösterse de Abuzer’in buna aldırış ettiği yoktu. Hatta tam aksine gaza geliyor, yarağını bastırdıkça göt deliğine daha çok giriyordu.
Sonunda daha derine gidemeyeceğini anlayan Abuzer annemin götünde ileri geri çalışmaya başladı.
Abuzer’in yarağı amında olduğundan daha yavaş şekilde gidip gelmeye başladı annemin götünde. Annem dudaklarını emiyor, ısırıyordu. Acı içinde kıvranıyordu. Abuzer,
“Bu karının götü çok sıkı amına koyayım, yarağımı kıracak!” dedi, bir süre sonra da çıkardı yarağını annemin götünden.
Annemin göt deliği epey genişlemişti, şimdi içinin karalığı görünürken deliğin ağzı kendi kendine daralıp genişliyordu. Abuzer eline bolca tükürdükten sonra yarağını sıvazladı ve sonra yeniden göt deliğine bastırdı. Annem yeniden debelenmeye çalıştı ama Abuzer sıkı sıkı tutuyordu onu belinden… Bu olanların arasında, Halim,
“Biz ne zaman yapacağız abi?” deyince, Vakkas,
“Tamam ulan bizden sonra sıra sizde, bekleyin biraz!” dedi ve sonra kapıyı kapadı. Ayaklı vantilatörün kablosunu fişe takıp çalıştırdı.
Abuzer annemin göt deliğini bir sondaj makinesi gibi deliyor ve genişletiyordu. Ayı gibi sesler çıkartmaya başlamıştı yine. Annem yatağın üzerindeki ellerini sağa sola atıyor, yatağı sıkıyor, çekiyordu. Az önceki acı feryatları azalmıştı.
Annemin azalan feryatları ile birlikte Abuzer’in yarağı yarısından fazla girip çıkar olmuştu götüne. Abuzer şimdi daha hızlı şekilde hareket ediyor, gidip geliyordu.
Zevkle inliyor, anneme küfürler ediyordu.
Annemin göt deliğinin ağzı yarak içine girerken dibe çöküyor, çıkarken ise dışa doğru açılıyordu. Abuzer’in böğürmeleri çoğalmıştı. Yarağı annemin götüne son hız girip çıkıyordu. Kendini kaybetmiş gibiydi. Pompalamıyor, resmen zımbalıyordu annemin götüne… Annemden bu anlarda,
“Ihhh, ıhhhh, ayyyy, uhhhh, ımmmm, uffff, offff!” sesleri çıkmaya başlamıştı. Uzun yıllardır sikişmeyen, yarak yemeyen annem bu seslerle aldığı keyfi dışa vuruyordu. Sadece amından değil, götünden sikilmek de ona zevk veriyordu.
Abuzer iki eliyle annemin saçlarını çekmeye başladı biraz sonra… Annem başını acı ile yukarı kaldırmak zorunda kalmıştı. Bacaklarını sağlı sollu oynatıp biraz daha açmaya çalışıyordu. Sol elini yatağın üzerinde tutarken sağ elini biraz daha üstte duran karyolanın demirine attı.
Annem hırıltılı ve boğuk sesler çıkarıyordu şimdi. Gözlerini karşısındaki duvara sabitlemişti. Annemin baktığı duvarda köşelerinden bantla yapıştırdıkları porno dergisinden yırtılmış bir resim vardı. Koca yaraklı iki adam bir kadını aralarında tost yapmışlar, sikiyorlardı.
Zavallı annem, gözleri duvardaki porno resimde sabitlenmiş, aynı o kadın gibi acımasızca sikiliyordu. Abuzer saçlarını bir jokeyin atın dizginini tutması gibi tutuyor, çekiyor ve var gücüyle sikiyor, sokup çıkarıyordu yarağını…
Götünün en derinlerine girip çıkan yarak annemi yerinde zıplatıyordu. Yere sağlamca bastığı 40 numara ayaklarıyla bile dengede durmakta zorlanıyordu.
İkili arasında olanlara kenardan bakan Vakkas olaya katılmaya karar vererek yanlarına yaklaştı. Annemin sallanan memelerini tutup sıktı bir süre… O anda annemin bu şekilde iki yabancı erkek tarafından sikilmekten zevk aldığını gösteren hareketi geldi.
Sol eli yatağın üzerinde kalmaya devam ederken karyola demirindeki sağ elini Vakkas’ın halen sert ve dimdik duran yarağına attı. Yarağı sıvazlamaya başladı. Karşısındaki duvarda asılı porno resimden mi etkilendi acaba, bilmiyorum. Vakkas keyiflendi annemin elinde siki okşanınca,
“Uff… Bu orospu yanıyor aga… Yarak diye yanıyor bu karı…!” dedi kahkahayla.
Abuzer kan ter içinde kalmış ama halen boşalmamıştı. Dakikalardır tüm gücüyle götünden sikiyordu annemi… Annem ise artık benim orada olduğumu unutmuş gibiydi. Vakkas’ın yarağını sıvazlıyor, zaman zaman da yorulduğunda elini onun omzuna atarak destek alıyordu.
Derken Abuzer annemin götünden çıktı. Abuzer yarağını sıvazlayıp salladı bir süre. Annemin götünün yanakları ve kasıkları kızarmıştı. Göt deliğinin ağzı bir liralık para kadar açık duruyordu. Abuzer annemi belinden kavradı, annem sağ elini Vakkas’ın yarağından çekti.
“Geç şöyle, gel!” diyerek hemen önümde annemi ayakta domalttı. Annemin yeniden götüne girerken Vakkas da yarağını ağzına alması için uzattı. Annem yarağı aç bir kurt gibi kavradı eliyle ve ağzına aldı.
Az sonra Abuzer yeniden annemi götünden sikmeye başlamıştı. Şimdi daha hızlı ve sert şekilde sikerken, annem de Vakkas’ın yarağını deli gibi somuruyordu. Vakkas annemin saçlarını çekiyor, sırtını ve belini okşuyordu. Abuzer’in abanmaları ile öne doğru atılan annemi Vakkas yarağı ile bir duvar gibi durduruyordu. Ağzındaki siki emerken
“Ohh… Immm… Mımmm…” sesleri çıkıyordu annemin ağzından… Koca yarak ağzına boydan boya girmişti. Yarağın annemin ağzının içindeki hareketlerini yanaklarından görebiliyordum.
Abuzer var gücüyle pompalıyordu annemin götüne… İnsanüstü bir güçle sikiyordu annemi… Annemin koca memeleri neredeyse bir ineğin memeleri gibi şişmiş ve sallanıyordu durmadan…
Abuzer artık kendini kontrol edemez şekilde hızlanmıştı. Annemin vücudunun her gram eti ve yağı sarsıla sarsıla oynuyor, löpürdüyordu.
Annemin o yarağı götüne boydan boya aldığını görmek beni acayip etkilemişti. Kalp atışlarım son raddeye gelmişti. Boyun damarlarım şişmiş, sandalyeden düşecek kadar sarsılır haldeydim.
Kısa süre sonunda Abuzer’in suratının şekli değişti. Televizyonda izlediğim yüksek G kuvveti yiyen pilotlar gibi gerilmiş, gözleri içe göçmüştü. Goril gibi sesler eşliğinde annemin götüne boşalıyordu. Tamamen boşalana kadar annemin götüne abandı, yarağını içinde tuttu.
Biraz sonra çıkardığında ise annemin açık duran göt deliğinden kirli beyaz sıvı akıyordu. Abuzer oyun dışı kalmıştı ama, annem Vakkas’ın yarağını iştahla emip somurmaya devam ediyordu.
Ancak Vakkas daha fazla bu şekilde kalmak istemeyince yarağını çekip çıkardı annemin ağzından… Sonra da arkasına geçip Abuzer’in boşluğunu doldurdu hemen, ama götüne değil amına girdi. Tam o sırada Abuzer,
“Ulan bu ne? Bu orospu çocuğunun siki kalkmış!” dediğinde amından çıktı hızlıca…
Baktıkları yer pantolonumun önüydü. Krem renkli keten pantolonumun önü ıslanmıştı. Çişe benzemiyordu bu. Öyle olsa anlardım, hem bacaklarımdan da akardı. Bu başka bir şeydi. Üstelik pantolonumun önü kabarmış, şişmişti. Abuzer’in söylediği buydu.
Annem doğruldu. Yüzü ve saçları ter içindeydi, adeta suya batıp çıkmıştı. Dudaklarının üzerinde, yanaklarında ve hiç alınmamış gibi duran siyah kalın kaşlarının üzerinde çiğ damlaları gibi ter damlacıkları vardı.
Yüzü pancar gibi kızarmıştı ayrıca… Bir elini ağzına götürmüş, hayretle bakıyordu bana… İki yabancı erkek tarafından sikiliyor olmaktan çok, oğlunun ona baka baka sikinin kalkması, bununla kalmayıp bir de boşalmış olması onu daha çok utandırmış ve üzmüş gibiydi.
Üçü de bana bakıyorlardı. Islanan önüme, kabarıp sertleşerek pantolonumun önünde çadır kuran sikime… Vakkas gülerek yarağını tutarken iğrenç bir şey söyledi.
“Şöyle geç bakayım… Oğlunun sikini ağzına al!” dediğinde, annem şaşırarak,
“Ne? Sen ne diyorsun?” dedi öfkeyle.
“Dediğimi yap ulan sürtük!” dedi Vakkas daha da sert bir sesle. Abuzer Vakkas’ın bu teklifini beğenmişti, annem yeniden itiraz edecek gibi olduğunda öfkeli bir tokat patlattı suratına…
Annem daha fazla direnemeyeceğini anlamıştı. Vakkas onu sikerken oğlunun, daha doğrusu üvey oğlunun yarağını ağzına alacaktı. Ancak isteklerinin bununla sınırlı olmayacağı Abuzer’in devamında gelen sözleri ile belli oldu.
“Bana bak kadın… Sana bir teklifim var. Bu akşam bizim gibi oğlunu da memnun edersen dediklerini yaparım. Borcunu dolardan Türk Lirası’na çevirir, yeni ve uzun vadeli senetler yaparım.” Annem aptallaşmış gibi yüzüne bakıyordu.
“Anladın mı? Kabul edersen hemen şimdi hazırlarım senetleri. Yok, etmezsen ananızı sikerim. Sike sike ödetirim o parayı size… Duydun mu beni?” dediğinde annemin yüzü renkten renge, şekilden şekle girdi.
“Sen ne diyorsun be? Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?” dedi annem öfkeyle… Vakkas elinin ayası ile annemin kulağının tozuna bir tokat atarak,
“Asıl sen duyuyor musun, adam sana ne söylüyor dinlesene. Eğer oğlun da seni sikerse borcunu yeniden düzenleyecek!” diye bağırdı.
Annem sessiz kaldı, başını öne eğerek yere bakarken Abuzer kapıyı açıp içeriye seslendi,
“Oğlum o çekmecede benim çanta var, getirin onu!” diyerek. Az sonra aralık kapıdan bir el uzanıp çantayı Abuzer’e verdi.
Abuzer çantayı açtı. Bir tomar imzalı senet arasından benimkileri aldı. Annemle benim bakışlarımız arasında yırtıp yere attı. Sonra da hesap makinesini çıkarıp birkaç işlem yaptı. Makinenin ekranındaki sayıyı bize göstererek,
“Türk Lirası ile borcunuz bu oluyor. Bin lirasını da ben sildim ayrıca… Bunu oniki aylık senede bölüyorum!” dedi. Sonra da masanın üzerinde hızlıca oniki senedi yazıp hazırladı. Anneme uzatıp,
“Gel buraya, imzala şunları!” dediğinde annem bana baktı. Gözleriyle bana ne yapacağını soruyordu. Hızlı hızlı aşağı yukarı salladım başımı imzalasın diye… Annem bu cevabım karşısında şaşırmış gibi baktı önce, ama sonra da kalemi alıp senetleri tek tek imzaladı.
Neye evet dediğimi biliyordum elbette… Bu sapık adamların gönlünü yapacak, onların önünde annemi sikecektim. Ama yapacak başka bir şeyim yoktu maalesef… Annemin imzaları ile en başta istediğimiz olmuş, borcumuz dolardan Türk Lirasına dönmüştü.
Abuzer ve Vakkas önemli bir iş başarmış olmanın keyfiyle sırıtırlarken, Vakkas çıkardığı pantolonunun cebinden sustalı bir bıçak çıkardı ve bununla plastik kelepçelerimi kesti.
Ellerim serbest kalır kalmaz ağzımdaki bandı söküp kalktım ayağa. Sonunda özgürlüğüme kavuşmuştum. Ancak üvey annemin bakışlarından bundan hiç memnun olmadığı belli oluyordu.