Oğlum Talha 2. Bölüm
Parmaklarımı amıma götürdüm ve üzerinde gezdirmeye başladım. Bir kanıt aramaya çalışıyordum. Kalktım ve doğruca banyoya gittim. Lambayı açtım ve giydiğim uzun donumu çıkardım. Alt kısmıma baktım elimi bacak aramda gezdirdim. Bacak aramda a kurumuş döl lekeleri vardı. Hiçbir şey hatırlamıyordum. Oğlum ne yapmıştı bana? Ne yapacağımı bilmiyordum. Elektrikli şofbeni açtım ve vücudumun alt kısmını yıkadım. Sonra eteğimi giyip banyodan çıktım önce yatak odama baktım. Oğlum orada da yoktu. Yeniden yattığımız salona gittim. Işığı açtım. Oğlumun yatağı boştu. Merak içinde ışığı kapatıp yeniden yatağa yattım. On dakika geçmemişti ki, Talha odaya girdi. – ana ne yaptın? Uyandın mı? Sesiyle irkildim ve – he oğlum. Uyandım. – nasılsın? Ağrın yok değil mi? – yok oğlum. İçim geçmiş uyuya kalmışım. – evet uyuya kaldın. Bende seni uyandırmadım. – neredeydin sen? – hayvanlara baktım birde sigara içtim, dedi. Aklımdaki soruyu sormak istiyordum ama nasıl soracağım bilmiyordum. Oğlum sobaya odun attı ve sonrada pantolonu çıkardı ve eşofmanı giydi. Karanlıkta olsa hareketlerini görebiliyordum. Geldi ve yatağın kenarına oturdu. Sonra elini beyaz eşarbımın üzerine koydu. – anam güzel anam. İyisin değil mi? – iyiyim oğlum. Neden sordun ki? – sen öyle birden uyuyakalınca biraz korktum bir şey oldu diye. – iyiyim oğlum. Oğlum ışığı kapatarak yeniden yatağına yattı. Beynimi kemiren soruyla uykuya dalmışım. Sabah uyandığımda oğlumun yatağı boştu. Yine benden önce uyanmıştı. Sobaya odun atmış, oda çok sıcaktı. Yataktan kalkıp yatak odama gittim. Üzerimdekileri çıkarttım. Çırılçıplaktım. Çekmecelerde iç çamaşırı ararken… elime beyaz pamuklu külotumu aldım. Yine her zamanki şey olmuştu. Elimdeki külotum yine ıslaktı. Talha artık rutin haline getirdiği üzere otuzbir çekip külotlarıma ve sutyenlerime boşalıyordu. Döllerle ıslak külotu yatağın üzerine fırlattım ve kırmızı parlak kumaştan külotumu giydim. Aynanın karşısında kendime bakarken kavun irisi memelerimin yarısını örtebilen sutyenimin çözdüm. Sonrada çekmeceden aldığım külotun eşi olan sutyenimi giydim. Vücudum yaşıma rağmen hala iyi sayılırdı. Aynadaki yansımama baktım ve uzun eteğimi ve gömleğimim giydim. Başımı da evde giydiğim beyaz şifon eşarpla örttüm ve doğruca kahvaltı hazırlamak için mutfağa gittim. Mutfağın camından dışarı baktım. Her yer bembeyazdı. Şiddetli olmasa bile kar lapa lapa yağıyordu. Çayı demleyip Talha’nın yanına gitmek için evden dışarı çıktım. Evin altındaki ahıra baktım ama oğlum ortalıkta görünmüyordu. Oldukça garip bir durumdu. Yeniden eve çıktım. Evden içeri girip mutfağa giderken yatak odamın kapısının açık olduğunu fark ettim. Nasıl olur diye düşündüm. Oysa ben çıkarken kapıyı kapatmıştım. Seslendim. Ses yok. Yatak odasına ilerledim. İçeri girdiğimde dona kaldım. Yatak odası darmadağın olmuştu. Gardırobun kapıları açılmış, giysiler, çekmeceler yerlere atılmış, yatağın üzerinde külotlarım, sutyenlerim ve eşarplarım savrulmuş vaziyette… Sanki bomba patlamış gibiydi.… Başımı ellerimi arasına almış “bu sefer fazla ileri gittin” diye konuşurken arkamda bir nefes hissettim. Bir kol boynuma dolandı. Siyah deri eldivenli bir el ağzıma kalın bir koli bandı yapıştırıverdi arkasından… Boynuma sarılan kola iki elimle yapışıp baskısını azaltmaya çalışırken başımı çevirip yüzünü görmeye çabaladım… evet oğlumdu. “Oğlum ne yapıyorsun?” diye sordum. Panik olmuş korku içinde debelenip elinden kurtulmaya çabalıyordum ama nafileydi çünkü Talha güçlü kuvvetliydi. “Oğlum bırak beni. Ne yapmaya çalışıyordun sen?” diye sorumu yineledim Ama Talha ses vermiyordu. Sadece nefes alışverişini duyuyordum. Kıpırdayamadan kaldım öylece pilim bitmişti. Düşmemek için kendimi zor tuttum. Sonra oğlum boynumu bırakıp ellerimi tuttu, arkamdan sımsıkı bağladı. Sonra da duvara dayadı beni… oğlumla göz göze geldik. Korkudan ölmek üzereydim. Dizlerim titriyordu. Ellerindeki siyah deri eldivenleri çıkardı. Sol eliyle boğazımı tuttu. Hafifçe sıktı. Sırtımda duvar, boynumda soğuk eli… ilk defa konuştu. “Annem, üzgünüm. Bunu yapmak zorundayım.” Dedi. Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Oğlum bunu yapmak
zorundayım derken beni sikmekten bahsediyordu. Tüm vücuduyla bastırıp kıpırdanmama engel olurken eli gevşedi, boynumdan okşarcasına aşağılara kaydı. Nefes almakta biraz rahatladım. Aşağı indirdiği elleriyle gömleğimin düğmelerini teker teker yukarıdan aşağıya kadar çözdü. Gömleğimin açıkta bıraktığı sutyenimin üstünden memelerimi okşamaya başladı. Bir yandan da kabarmış önüyle vücuduma bastıra bastıra sürtünüyor, kalkmış erkekliğini bana hissettirmeye çalışıyordu. Ellerinin memelerimdeki temasıyla ürperdim. Tüylerim diken diken oldu. Korku, dehşet, heyecan, çaresizlik, umutsuzluk… sonra parmakları sutyenimi aşağıya indirip çıplak bıraktığı iri memelerimi okşadı, avuçlayıp sıktı. Sonra aşağıya indi, çıplak tenimde, karnımda, belimde dolaştı. Daha… Daha aşağıya… bacaklarımı okşadı, eteğimin altına girdi. Baldırlarımı, popomu avuçladı acıtarak… acıdan inledim. Bağırmak istiyordum ama boğuk sesler çıkarmaktan öte geçemiyordum. Hafif sakallı yüzü boynuma kapandı. Dudaklarını boynumda hissettim. Başımı sağa sola çevirip kurtulmaya çalıştım dudaklarının sıcaklığından… Oğlum öpmeye devam etti. Kulak mememi yaladı. Nefes alışverişini duyuyordum kulağımda, hızlanıyordu gitgide, soluyordu. Bana baskı yapıp duran bedenini geriye çekti sonra… Önümde eğildi biraz, eteğimi yukarıya kaldırıp baktı. Kırmızı Külotuma. Boğuk, anlaşılmaz sesini tekrar duydum, “Vayy defalarca döllerimi boşalttığım, en sevdiğim külotunu giymişsin…” diye homurdandı…Doğrulup tekrar yanaştı, bir fermuar sesi duydum. Sonra bacaklarımın arasında bir sıcaklık… Kalkmış sikin bana dayamıştı oğlum.… “Aç…” diye hırladı. Korkuyla bacaklarımı daha da kapadım. Başımı olmaz anlamında sağa sola salladım. “Anne. Sana sert davranmak zorunda bırakma beni. Bak yıllar oldu sen erkeksiz. Ben kadınsız. İnan bana sende zevk alacaksın. Sana masaj yaparken sende istedin. Yanıyordu amın anne. Fark etmedim mi sanıyorsun? Ses etmiyordun. Senin de Hoşuna gitti. İnkâr etme ana. Dün akşam çok istedim içine girmeyi. Amın kabak gibi önümdeydi. Islanmıştın çünkü yaptıklarımdan, sende hoşlanmıştın. O güzel yumuşak kalçalarını okşadım öptüm yaladım döllerimi akıttım ama bir şey yapmadım.” dedi. Karma karışık duydular içindeydim. Oğlum doğru söylüyordu. Bende kadındım, ihtiyaçlarım vardı ve her şeyden önemlisi oğlumun yaptıklarından bende hoşlanmıştım. “Aç…” diye yineledi. Yalvaran gözlerle baktım oğluma. “Ana benim olacaksın. İstesen de istemsen de. Bırak kendini ve zevk almaya bak.” Dedi. Oğlum elini aşağıya götürdü ve külotumun üzerinden okşamaya başladı amımı. Yılların verdiği azgınlık ve oğlumun okşaması karşısında daha fazla dayanamadım ve bacaklarımı araladım. Sikini apış arama soktu. “Daha…” dedi. Biraz daha açtım bacaklarımı, olduğum yerde… oğlumun Sert erkeklik organı külotumun üzerinde sürtünüp duruyordu şimdi… “Mmmm…” diye zevkle homurdandı. Kesin olan bir şey vardı oğlum beni sikecekti… Kocamdan başka bir erkek beni sikmek üzereydi ve bu kişi benim oğlumdu. Oğlum bir hamleyle külotumu dizlerime kadar indirdi. Birazdan Amıma girecek olan oğlumun kocaman sikinin mantar gibi büyük siki amımın dudaklarının arasına değiyordu. Ateşten bir demir parçası gibi tenimi yaka yaka sürtünüyordu amıma… Dehşetle fark ettim. İçimdeki korkunun yerini zevk almaya başlamıştı şimdi… Elimde değil ki, mekanik bir şey… oğlumun eli kalçalarımı tutmuş sıkarken, siki am dudaklarımı okşuyor, amım zevkten kabartmış, sürtünüp duruyordu. Bende artık İnlememek için kendimi zor tutuyordum. Yıllardır hasret kaldığım Yarak, oğlumun yarağı da olsa hasretime son verecekti. Dudaklarımı sıktım zevk feryadı koparmamak için… Zaten ağzım bantlı ya… Amacım oğluma belli etmemek. Ama ben belli etmeyeyim derken, oğlum kalçamı sıkıştıran eliyle bacağımı tutup kaldırmaz mı? Aralanan bacak aramdaki sikinin başını amıma dayamaz mı bir de? Eğilip bakamıyordum ama, eminim, zevk suyum oğlumun sikini ıslatmıştır. Sikilmeye hasret amcığım kapısını açmış, hazır ve nazır, ıslak ve kaygan, oğlumun sikini buyur etmeye hazır ve amade… Gözümle göremiyordum, lakin hissettiğim kadarıyla hayli uzun ve kalın bir şeydi amıma dayanan yarak…
Sonra… oğlum bir anda sikini kökledi hazır ıslak amıma… “Hınnnhh…” diye bir inilti kopardım. Yıllar sonra kocamın sikinden başka sik içime girmişti. Sert alet yararak, acımasızca girdi içime… Başı dibime dayandı. Tadını çıkarmak istercesine o şekilde kaldı biraz… Gidip gelmeye başladı içimde… Tek ayağımın üstünde duramaz hale gelmiştim ki bunu Anlayan oğlum, iki bacağımı birden tutup beline doladı. Duvara vurdura vurdura sikmeye başladı beni… Ellerim arkamda acımaya başlamıştı. Fakat zevk duygusu gittikçe yükseliyor, her şeyin üstüne çıkıyordu. Bir anda başladığı gibi bıraktı beni sikmeyi… Kucağından indirmeden, sikini içimden çıkarmadan döndü, yerlere saçılmış eşyaların, giysilerin arasından geçerek yatağın yanına geldi iki adımda… Off… Çok iyi dedim içimden, elimde olmadan sevindim… Hiç olmazsa yatakta siksin beni… Ellerim arkada bağlı, ayakta sikilmek yorucu olmaya başlamıştı. Kötünün iyisi… Sikini çıkardı içimden bu kez, yatağa saçtığı karmaşık giysilerin, çamaşırların üstüne fırlatırcasına bıraktı. Neye uğradığımı şaşırmıştım. Üstümde önü açık bir gömlekle, külotsuz da olsa eteğimle giyinik sayılırdım. Ellerini memelerimin üzerine getirdi. Soğukluğunu memelerimde hissettim önce… Sonra sutyenimi çıkardı. Ardında da Gömleğimi. Ve son olarakta eteğimi. Oğlumun karşısında Öylece, çırılçıplak, sikilmiş, çaresiz, savunmasız kalmıştım. Çıplak vücuduma bakarak “anne çok güzelsin. Yıllardır hep bu anı bekledim. Sana olan hasretimi külotlarınla, sutyenlerinle, eşarplarınla giderdim. Senin külotlarını sutyenlerini öptüm, kokladım. Döllerimi tıpkı senin amına akıtıyor gibi benim için kutsal olan o çamaşırlarına akıttım.” Dedikten sonra yüzükoyun çevirdi beni yatağın üstünde… Karnımın altına başucundaki kocaman yastığı sokuşturdu. Önünde domalmış vaziyetteydim şimdi… elleriyle kalçalarımı parçalar gibi ikiye ayırdı. inledim. Sonra dilini arka deliğimde hissettim. Yalıyordu. Arkamı yalıyordu sapık oğlum…arkamdan an girmeyi düşünüyordu oğlum… Evet… daha önce kimseye vermediğim götümü sikecekti. Canım yanacaktı. Hem de çok canım yanacaktı. Arka deliğimi dakikalarca yaladı. Öyle ki dilinin sıcaklığını hissetmek hoşuma gitmeye, zevk almaya başlamıştım. Ve bir de vazelin kokusu… parmağı deliğimde dolaşıyordu kaygan kaygan… Ve o bol vazelinli kaygan parmağı göt deliğimi zorlamaya başladı. Vazelinin de yardımıyla bir anda arkama girdi o kaygan parmak… Canım yanıyordu. Parmağını sokup çıkardı. Sürekli… Sonra biraz alışır gibi olunca parmağını çıkardı. Sikinin başını kalçalarıma vurdu. Vazelinli siki şap şap ses çıkarıyordu kalçamda… Başını deliğime dayadı, zorlamaya başladı. İçime bastırıyordu kaygan başını… Kendimi kasmaya, girişe engel olmaya çalışınca hayatımda yediğim en sert şaplağı yedim popoma… büyük kürek gibi el kamçı gibi şakladı. Bir daha… Diğer kalçama… Sağlı sollu yağmur gibi vurdu birkaç kez… Acıyla inliyordum. “Lanet olsun!” dedim içimden… Tek isteğim acı çekmemekti. Oğlum istediğini yapacaktı bana, ister öyle, ister böyle… Hıçkıra hıçkıra ağlarken pelte gibi kendimi ve tüm kaslarımı serbest bıraktım. O anda başı girdi. Acıdan yaş geliyordu gözlerimden… Gövdesi de girdi, başı ilerliyordu içimde… Sonuna kadar girince hiç kımıldamadan bir süre durdu. Artık acı hissetmiyordum. Gidip gelmeye başladı. Dakikalarca… Boşalırsa beni bırakır diyordum içimden… Ama boşalmıyordu bir türlü… Sonunda başladığı gibi bitti, içimden çıktı. Ama boşalmamıştı. Arkamda dimdik, taş gibi batıp duruyordu siki, temasını hissediyordum. Parmaklarını amımda hissettim sonra… parmaklarının tenini amımda hissedebiliyordum, okşuyordu. O sırada amımın sırılsıklam olduğunu fark ettim. İnanamıyordum. Zevk almıştım, hem de çok… Kendimden utandım ama Yalan yok. Bekledim. İçime girmesini… O ıslak kuyuya sokmasını, zevk vermesini… Bekledim. Sonra oğlum baş parmağını götümün içine soktu. Ardından sert ve sıcak siki amımı zorladı. Bu kez o giriyordu yara yara… Az sonra içimde, iki deliğimde doluydu. Oğlumun siki gidip geldikçe zevk almaya başladım. Bunun için çok kızıyordum kendime ama yapacak bir şeyim yoktu. Oğlum beni müthiş bir şekilde sikiyordu. Sonra üstüme
eğilip parmağını klitorisime götürmesi bitirdi beni… parmağı götümde siki amımda, parmakları klitorisimde… Vahşice sikiliyordum. Koptum. Nefes almakta zorlanıyordum. Gözlerim karardı. Bir süre sonra öyle bir orgazm yaşadım ki belki çok uzun zaman önce böyle bir şey yaşamıştım.… Sanki ilk kez orgazm oluyordum. Öylesine müthiş, öylesine şiddetli, öylesine muhteşem… Saniyelerce titredim. Ayak parmaklarımı aldığım zevkten kasıyor, orgazmın verdiği zevkten kasılarak, titreyerek kıvranıyordum ve tam orgazm olduğum an oğlum içime ılık ılık boşalmaya başladı. Unuttuğum şeyi yıllar sonra oğlum Talha bana cömertçe sunuyordu. Anneciğini orgazma ulaştırmıştı. Henüz kocam sağken ılık ılık içime boşalması, amımı dölleriyle doldurması beni deliye çevirirdi fakat bu kez içime boşalan oğlumdu. Bir yandan zevkle kıvranırken bir yandan da tiksiniyor, ya hamile kalırsam korkusu beynimin bir köşesini kemiriyordu. Oğlum pervasızca Öylece boşalmıştı içime… Sıcak sıcak spermlerini akıtmıştı, içimi yakıyordu salgıları… Sonunda oğlum boşalmasına rağmen hala kalınlığını kaybetmemiş sikini içimden, kasılıp gevşemeye devam eden amımdan zorlukla kurtarıp çıkardı. Yatağa yan devrilip kaldım. Hala kasılıp duruyordum yattığım yerde… Bileğimi bağlayan ipleri kesti. Serilip kalmıştım. Ellerim serbest kaldığı halde çarmıha gerilmiş gibi yatakta kalakalmıştım. Kolumu kıpırdatacak halim yoktu. Yorgun, bitkin, halsizdim. Oğlumdan çıt çıkmıyordu. Öylece yattım kaldım birkaç dakika… oğlum geldi, yatağa, yanıma uzandı, çıplak bedenimi kollarıyla sardı. Şefkatle… Okşarcasına… ellerini memelerimde hissetmek ürpermeme sebep oldu. Ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Gözlerimden sadece yaşlar geliyor, ağlıyordum. Pişmanlıktan mı yoksa aldığım zevkten mi bilmiyordum. Başımı oğlumun göğsüne yasladım yorgun bir tavırla… Bir süre konuşmadık. Sonunda “anne, beni dünyanın en mutlu insanı yaptın.” Dedi. Hıçkırarak “oğlum cehennemde yanacağız” dedim. Hala başımda olan eşarbımın üzerinden saçlarımı okşayarak… “Yanalım anne. Değerdi buna.” Dedi. Olan olmuştu. Artık geri dönüş yoktu. Oğlum yıllar sonra bana yeniden bir kadın olduğumu hatırlatmıştı. Oğlum eğilip dudaklarımı öpmeye çalıştı. Beni öpmesini engellemedim. Oğlum şefkatle dudaklarımdan öptü bende artık kendimi olayın akışına bıraktım ve oğluma karşılık verdim. Kendime gelene kadar oğlumun kollarında yattım. O günü hiç unutmadım. O gün her şeyin değiştiği, cinsel hayatımın yeniden başladığı gündü.