Aldatma HikayeleriEnsest HikayeleriGenelHikayelerSeri Hikayeler

Dolar Yükselince 6 – SON

Üvey annemle ikimizin neredeyse aynı anda orgazmın zirvelerine ulaşmamız, aldığım korkunç zevk beni bitirmiş, kısa bir baygınlık hali yaşamıştım.

Gözlerimi açtığımda yerde, pis zeminde çırılçıplak yatıyordum. Abuzer’in annemi önünde domalttığını, belinden sımsıkı tutmuş, arkasında sert hareketlerle girip çıktığını gördüm. Vakkas da sandalyeye oturmuş, iğrenç sikini annemin ağzına vermiş, zevkten kendinden geçmişti adeta…

Zavallı annem… Benimle boşalmanın zevkini yaşayamadan bu pislik adamların sapık isteklerine boyun eğmek zorunda kalıyordu. Abuzer arkadan vurdukça sarsılıyor, iri memeleri sürekli hareket halinde ileri geri gidip geliyordu. Ağzındaki Vakkas’ın siki de aynı hareketin içinde ağzına girip çıkıyordu.

“Al ağzına yavrum… Dibine kadar al… Ohhh…” diye diye annemin ağzına sokup çıkarıyordu sikini Vakkas… İki eliyle saçlarını sımsıkı tutmuş, başını sağa sola çevirmesine, kaçırmasına izin vermiyor, ileri geri annemin ağzını sikiyordu o da büyük bir zevkle…

“Ayıldın mı süt oğlan?” dedi Abuzer annemi sikmeye ara vermeden… “Bak da biraz ders al… Evde ananı sikerken lazım olur oğlum… Sikişmeyi öğren bizden… Başka kimse yapmaz bu iyiliği sana, haberin olsun…”

“Çok iyi kalplisin ağam…” dedi yardakçısı Vakkas… “Hem borcunu hafiflettin bunların, hem de sikiş dersi verdin. Bu orospu da kadın olduğunu öğrendi sayende…”

İkisi de kahkahalarla güldüler yaptıkları şakaya… Çok komikmiş gibi… Bir süre devam etti bu eziyet… Üçü de ter içinde kalmışlar, pırıl pırıl parlıyordu tenleri…

Sonunda erkekler öküz gibi böğürerek sırayla annemin amına ve ağzına boşaldılar. Biri sandalyeye kaykıldı, diğeri somyaya attı kendini… Eh, kolay değil, saatlerdir anamı sikiyordu herifler…

Zavallı annem… Yorgunluktan, sikilmekten bitap halde, çırılçıplak kıvrılıp kaldı olduğu yerde… Ağzından, bacaklarının arasından döller süzülüyordu. Ki bunların bir kısmı da oğlunun dölleriydi.

Neden sonra kalktılar. Giysilerini alıp yavaş yavaş,kendi aralarında konuşarak giyindiler. Abuzer kapıdan çıkarken bize döndü,

“Hadi, siz de kalkıp giyinin.” dedi. Sesi seks yorgunuydu sanki, biraz yumuşamış gibiydi. “Evinize gidin. İlk senedin vadesinde sizi bekliyorum. Ödeme yapmaya ikiniz beraber geleceksiniz yine…” Durdu, belinden çıkardığı koca tabancanın namlusunu bize doğru çevirip sesini yükseltti,

“Unutmayın, birilerine bir tek laf edecek olursanız, ikinizi de gebertiriz. Elimiz kolumuz uzundur bizim… Kurtulamazsınız elimizden… Hadi Vakkas, biz çıkalım…”

Korkudan buz gibi olmuştum, titriyordum. Dışarıda bekleşen adamlarına talimatlar yağdırdığını duydum. Onlar da içeriye girmek, annemi becermek için saatlerdir bekliyorlardı sanırım. Mırın kırın ettiler,

“Söz verdin bize ağam…” dedi birisi… “Hani biz de sikecektik karıyı?” Abuzer bağırarak azarladı herifleri,

“Siktirin gidin ulan keşler… Size mi soracağım ne yapacağımı? Bir amcık için bana karşı mı geleceksiniz yoksa?” Sesler kesildi bu fırçadan sonra…

Anneme baktım. Yorgun, bitkin, yattığı yerden bana bakıyordu. Kalkıp üstümden çıkardığım giysilerimi topladım yerden, hızlıca giyindim. Annemin elinden tutup yerden kaldırdım. Kollarımın arasında çırılçıplak, külçe gibiydi kadın…

Sandalyeye oturttum. Ayaklarından tutup külodunu geçirdim önce… Sonra da yavaş yavaş tüm giysilerini benim yardımımla giydi. Ayakta zor duruyordu. Koluma girdi, kapıyı açıp çıktık.

Abuzer masasında döner koltuğa yayılmış bize bakıyordu. Adamları yoktu. Fırçayı atıp göndermişti herhalde… Vakkas vardı sadece… Eliyle bizi gösterdi,

“Arabayla götür bunları Vakkas…” dedi. “Perişan oldular baksana… Ayakta duramıyor kadıncağız sikilmekten bitmiş… Şu kızlara içirdiğin haplardan ver de içsin, hamile neyim kalmasın oğlanın başına…”

Vakkas’ın uzattığı suyla hapı içirdim anneme… Sonra üçümüz beraber çıktık galeriden… Vakkas, arabanın arka koltuğuna aldı bizi, hareket ettik. Yol boyunca konuşmadık hiç… Sessizce evimizin önüne kadar götürdü bizi… Apartmanın önünde indirdi,

“Ağamın dediğini unutmayın ha… Birine ötecek olursanız dilinizi keseriz sizin…” diye sıkılamayı ihmal etmedi. Gecenin karanlığında nerdeyse üstüme yığılacak gibi bitkin annemle apartmana girdik, zorla yukarıya, evimize çıktık.

Annemi doğru banyoya götürdüm, üstündeki pis pasaklı giysileri soydum tekrar, küvete soktum. Islanmamak için ben de soyundum. Ilık duşun altında çırılçıplak durduk ikimiz de… Düşmesin diye sarılmak zorundaydım. Aslında küvetin içine sıcak su doldurup ikimiz beraber uzanmak isterdim ama yatağa yatıp dinlenmeyi daha çok istiyordum.

Biraz kendine gelir gibi olunca annemi güzelce yıkayıp yapışkan spermlerden arınmasını sağladım bir nebze… Şampuanlarla köpürte köpürte her tarafını yıkadım çocuk gibi… Kendim de onunla beraber temizlendim.

Sonra da havlulara sarıp sarmalayıp yatak odasına götürdüm, yatağa uzattım. Ben de yanına kıvrılıp yattım. Örtüyü üzerimize çekecek halim bile kalmamıştı. Annem hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

“Mahvettiler beni Hakan’ım… Orospu yaptılar beni… Siktiler…”

“Ağlama…” diyebildim. Benim de gözlerim doldu. “Ağlama annem… Sen orospu değilsin. Annemsin benim…”

“Bir ay sonra yine oraya gitmek zorundayız oğlum… Yine aynı şeyleri yaşatacaklar bana…”

“Bir ay var daha annem… Bir çare buluruz. Şimdiden üzme kendini bir ay sonrası için…”

“Ne çaresi bulacağız ki… Ellerinde senetler var, silahları var, güçleri var. Her ay gidip senet ödeyeceğiz. Bana her istediklerini yapacaklar oğlum… Çaresiz…”

Başını göğsüme koydu. Elimi kaldırıp ıslak saçlarını okşadım. İçini çeke çeke ağladı biraz… Yavaşça duruldu, sesi kesildi, sonra da ikimiz de bitkin, yorgunluktan sarhoş bir vaziyette derin bir uykuya daldık.

Dolar Yükselince - 6, image #2

Gözlerimi açtığımda gün ışımış, parlak güneş ışığı annemin yatak odasının perdelerinden içeriye dolmuştu. Sabah mı, öğleden sonra mı bilemiyordum. Annem yanımda yatıyordu, gözleri kapalı…

Ve ikimiz de çırılçıplaktık. Banyodan sarınıp geldiğimiz havlular sıyrılıp kalmış, iki çıplak yatakta öylece yatıyorduk. Bembeyaz çıplak teni gün ışığında parlıyordu. Uzun saçları yastığa yayılmış, göğüsleri her nefes alıp verişinde inip kalkıyordu. Kahverengi meme uçları kabarmıştı.

Başımı kaldırıp baktım, o simsiyah kılları uzamış kadınlığı, sanki tüm gece iki yabancı erkek ve üvey oğlu tarafından hunharca sikilmemiş gibi, uzun beyaz bacaklarının arasında iştah açıcı bir görüntü veriyordu.

Annemin çıplak bedenine baktıkça olan biten her şeyi hatırlamaya başladım. En önemlisi, benim onu nasıl siktiğimi, sikim amının içindeyken nasıl zevk aldığımı, ilk defa bir kadınla, hem de üvey annemle beraber ilk orgazm anlarımı…

Sikim sertleşti birden istemsizce… Taş gibi oldu bacaklarımın arasında…

Lanet olsun. Doymamıştım. Bu kadını sikmeye, zevk almaya doyamamıştım. Onu istiyordum. Tekrar tekrar sikmek, beni bayıltan, kendimden geçiren o korkunç zevkleri defalarca, sonsuzca yaşamak istiyordum.

Benim kıpırdandığımı duyunca annem de gözlerini açtı. Uyku mahmuru ne olduğunu, nerede olduğunu anlamaya çalışır gibi anlamsızca baktı önce… Sonra bana, yüzüme baktı. Ben de ona büyük bir arzuyla, şehvetle bakıyordum.

Bir an bakıştık. Seks açlığımı okudu sanki gözlerimde, yanakları kızardı sanki… Gözü aşağılara kaydı, havaya dikilmiş, taş gibi olmuş sikimi gördü… İkimizin de çırılçıplak olduğumuzun ayırdına vardı birden,

“Ayy…” diyerek altındaki nemli banyo havlusunu çekiştirdi, üzerini örtmeye çalıştı. Elini tuttum sıkıca, örtünmesine engel oldum. Annemle yan yana, çırılçıplak uzanmış yatıyorduk onun sıcak yatağında… Yanan tenlerimiz birbirine değiyor, birbirini yakıyordu.

“Lütfen… Bırak elimi…” diye fısıldadı annem…

Bırakmadım. Göz göze bakıştık. Onu nasıl istediğimi, arzuladığımı, şehveti gördü gözlerimde… Havluyu tutan elini sıktım parmaklarımla… Elinden bırakmak zorunda kaldı. O elini diğer eliyle beraber tutup başının üstünde yastığa bastırdım. Bir bacağımı üstünden atıp yarım vücudumla bastırdım üstten…

“Hakan… Ne yapıyorsun oğlum?” dedi huzursuzca, hapsolduğu altımda kıpırdanmaya çalışarak… Göz göze durduk bir an… Ona duyduğum arzuyla çatallaşan sesimi ben bile tanıyamadım,

“Annem…” diyebildim. Taş gibi olmuş, zonklamaya başlayan erkekliğim onun çıplak kalçalarına batıyordu.

“Yapma oğlum…” diye fısıldadı. “Sen… Sen onlar gibi değilsin…”

“Değilim…” dedim. “Onlar gibi değilim. Ama elimde değil anne… Seni istiyorum. Ohh… Hem de çok istiyorum. Bilemezsin nasıl istiyorum seni…”

Durmadan konuşuyor, dudaklarımı dudaklarında, boynunda dolaştırıyordum ateş saçan nefesimle beraber… Başını sağa sola çevirip kaçınmaya çalışıyordu,

“Dün olanlar… Onlar zorladı oğlum… Biz istemedik. Orada kaldı olanlar… O pis yerde… Bırak beni hadi… Yapma…”

Ellerini biraz daha bastırdım yastığa… Biraz daha abandım üstüne… Bütün ağırlığımla bastırdım. Altımda kıpırdayamıyordu artık, sertleşmiş, onun için kalkmış sikim aramızda eziliyor, canımı yakıyordu, aldırmadım. Ezilmesine rağmen sikimde onun tenini hissetmek hoşuma gidiyordu.

“Başta onlar zorladı, evet… Silahları vardı, vurdular, tokat attılar, zorladılar anne… Bize acımadılar hiç… Ama sonra… Sonra olanlar…?”

“…”

Cevap vermedi annem… Ben devam ettim öpücüklerle karışık konuşmaya,

“Hoşumuza gitti anne… İnkar edemezsin. İkimiz de zevk aldık. Öyle değil mi? Söyle bana… O pis herifler içine girerken zevk aldın. İki erkeğin arasında kaldın, her yerini ellediler, her deliğine girdi adamlar… Zevkten inlettiler seni… Ben girdiğimde de zevk aldın. Benim aldığım gibi… Beni mutlu ettin annem… Hayatımın en mutlu gününü yaşattın bana o pis yerde…”

“Ah oğlum… Elimde değil ki… Bilmiyorum. Düşünemiyorum artık… Düşünmek istemiyorum. Yoksa çıldırmak üzereyim. Ben… Neyim ben? Neden zevk aldım bu kadar? O pis herifler koca şeyleriyle her yerime girip çıkarken, beni zorla sikerlerken ben neden zevk aldım? Orospunun tekiyim ben öyle mi?” Öptüm tekrar tekrar…

“Asla… Asla orospu değilsin sen… Sakın böyle düşünme annem…” dedim.

“Ama… Ama yine de, hayatımda ilk defa kadın olduğumu hissettim Hakan… Adamlar beni acımasızca sikerken… Sen içime girdiğinde… Bittim ben… Evet… Zevk aldım. Senin güzel erkekliğin içimi doldurdu. Zevk verdi bana…”

Artık çırpınmıyordu altımda, kaçmaya çalışmıyordu dudaklarımdan… Koparırcasına etli dudaklarını öpmeye koyuldum. Öpüyor, emiyor, somuruyordum dudaklarını…

Dilimle yaladım. Ürperdiğini hissettim altımda… Nefes alabilmek için dudaklarını araladı, ağzını açtı. O açılan öpülesi dudaklarının arasına soktum dilimi, onun dilini okşadım.

“Mmmmm….” diye hoşnutlukla kıvrandı bu kez… Dudaklarını kurtarıp “Hakann…” dedi isterik bir sesle…

“Biz hep bu anı bekledik anne… Öyle değil mi?” Yavaşça öptüm yine… “Babam istedi bunu… Yıllarca önce… Seninle sevişmemi… Seni mutlu etmemi…”

Başının üstünde yastığa bastırdığım ellerini serbest bıraktım bu arada… Boynuma sardı kollarını… Sımsıkı…

“Evet…” dedi. “Evet, baban istedi. Erkeklik gücünü kaybetti baban, çok önceden hem de… Hem senin için, hem de benim mutlu olmam için istedi sevişmemizi… Neden istemedin beni pis çocuk? Söyle, neden?”

“Bilseydim böyle güzel olduğunu, ölüm gibi zevk alacağımızı bilseydim annem… Ah, bir bilseydim… Kabul etmedim ama, sonra deli gibi pişman oldum. Geceleri seninle seviştim hep… Hayaller kurdum senin için…”

“Ya ben? Aynı evin içinde seninle beraber yaşadım kaç sene… Ben erkeksizlikten yanarken, sen dalyan gibi dolaştın gözümün önünde… Çamaşırlarını kokladım senin… Erkek kokunu ciğerlerime çektim senin…”

“Ah, ben de senin kirli külotlarına boşaldım banyoda annem… Kokladım, sikime sardım, otuzbirler çektim, senin sıcaklığın vardır diye o külotlara yüz sürdüm hep…”

Annem iyice kaydı altıma, bacaklarını araladı, beni tamamen üzerine çekti.

“Sapık oğlum benim… İkimiz de sapığız. Hadi öyleyse… Al beni oğlum… İçime gir… Beni kadının yap… Ohhh… Zevk ver bana…”

Bacaklarının arasında kıpırdandım, yerleştim iyice… Taş kesilmiş sikimi elimle tutup başını annemin kılları uzamış, zevkle ıslanmış amının dudakları arasına yerleştirdim. Sertliğimi amında hissedince kıvrandı altımda annem,

“Ohhh… Çok güzell…” diye inledi. “Hadi… Devam et… Durma… Sok içime…”

Bekletmeden devam ettim ben de… Akan sularından kayganlaşmış amcığının içinde ilerledim, yavaşça dibine kadar indim. Sikim yara yara köküne kadar girdi sonunda… Onun kıllı kasıklarıyla benim kasıklarım birleşti.

Akşamki gibi boynuma sarıldı yine annem… Nefesinin sıcaklığı boynumu yakıyordu. Kulak mememi öptü, dilinin sıcaklığını hissettim, bütün tüylerim ürperdi.

“Oğlumm…” diye inledi kulağımın içine…

“Ohhh… Anne… Bana oğlum deme artık…” diye mızıldandım. “Ana oğul değiliz artık… Seni sikiyorum ben… Kadınımsın artık…”

Ellerini kalçalarıma indirdi, bacaklarını biraz daha aralayıp iyice kendine çekti beni… Sanki mümkünmüş gibi daha da içine girmemi istercesine…

“Ahhh… Çok güzel… Sikin zevk veriyor… Ohhh… Peki ne diyeyim sana? Yıllarca oğlum dedim. Sen de anne dedin bana… Ben seninle sevişmeyi hayal ederken, geceleri senin yerine kendimi okşarken, sen anne dedin bana…”

“Ne istersen öyle de annem… Nasıl istersen…”

Gidip gelmeye başlamıştım annemin amında… O sikimi saran amının alevden sıcaklığı yine beni benden almaya, zevkten içim geçmeye başladı. Titriyordum sokup çıkarırken, zevkten ölüyordum.

Acemilikten olsa gerek, hareketlerimi ayarlayamıyor, senkron tutturamıyordum bir türlü… Annemin altımda hareket eden kalçalarının hızına yetişemiyordum.

Birden sımsıkı sarıldı bana, benimle beraber yan döndü, sonra da altına aldı beni… Şimdi üstte olan annemdi. Ellerini göğsüme dayadı. Kalçalarını indirip kaldırmaya, sikimin üstünde yaylanmaya başladı.

Annem sikiyordu beni… O geniş ve diri kalçalarıyla oturup kalkıyor, sikimin üstünde erotik bir dans ritmi tutturmuş, gözleri yarı kapalı, huşu içinde zevke dalmıştı. Hareket ettikçe iri göğüsleri de bedeniyle beraber inip kalkıyor, çılgın gibi sallanıyorlardı.

Ellerimi uzatıp iki yaramaz memeyi zaptetmeye çalıştım. Avuçlarımın içinde sıkıp sıkıp bırakıyor, uçlarını parmaklarımla eziyordum. Hem içinde gidip gelen sikimden aldığı zevk, hem memelerini mıncıklayan ellerim bitirmişti annemi…

“Ohhh… Oğlummm… Harika… Çok güzel… Oohhh…”

Ben de onunla beraber yükselmeye başladım. O yeni tanıştığım şehvet fırtınasına ben de kapılmış, savruluyordum. Alttan kalçalarımı indirip kaldırıyor, annemin amından akıp taşaklarıma kadar süzülen sıvılarla ıslanan kasıklarımızın şaplama sesleri eşliğinde hareketli bir ritm tutturmuş, sona doğru yaklaşıyorduk.

“Geliyorum annem…” diye inledim. “Geliyorum… Çok zevk alıyorum. Dayanamıyorum anne…”

“İçime boşalma oğlum… Tut kendini…” diye bağırdı annem, kalçalarını kaldırıp erkekliğimi içinden çıkarıverdi. Tam kızıp söylenmek üzereyken boş bırakmadı sikimi, üstüme, kasıklarıma kapanıp ağzına aldı beni…

Akşamki haydutlardan öğrendiği şeyi yapmaya, sikimi vakumlayarak emmeye başladı. Saçlarından tutup ağzının içinde sikimi emerken içeriden diliyle sikimin başını yalamasının verdiği zevkin girdabına daldım ben de…

Taşaklarımda biriken bütün dölleri annemin boğazına boşaltmaya başladım. Kasılıyor, titriyor, kurtulmaya çalışan anneme aldırmadan saçlarından tutmuş, sikimi sonuna kadar bastırmaya çalışıyordum.

“Mmmm…” diye inleyen annemin bademciklerine kadar dayanan sikimin başı boğaz kaslarınca sıkıştırılıp ezilirken ben boşalmaya devam ettim. Bitene kadar da bırakmadım. Burun kanatları açılıp kapanıyordu nefes alıp vermeye çalışırken, yüzü havasızlıktan kıpkırmızı vaziyette…

“Bitirdin beni oğlum…” dedi neden sonra, yatakta sırt üstü yatarken… İkimiz de serilip kalmıştık. Nefeslerimiz yeni yeni düzene giriyordu. Elimi uzatıp saçlarını sevgiyle okşadım.

“Sen de beni bitirdin annem…” dedim gülümseyerek… “Mahvettin beni…”

Yan doğrulup bana baktı, eğilip dudaklarımdan öptü.

“Şu haplardan biz de alalım bari…” dedi. “Yarıda kalmak hiç hoşuma gitmedi. Sen ne güzel boşaldın, ben sap gibi kaldım.”

Sarılıp kendime çektim annemi,

“Merak etme canım… Ben seni yarıda bırakmam. Şimdi tamamlarım seni… Haplar gelene kadar dilimle mutlu ederim seni, gel buraya…”

Kikirdeyerek kollarımdan kurtuldu, yatağa sırtüstü uzandı. Bacaklarını açıp elleriyle kadınlığının dudaklarını ikiye ayırdı. Mutlulukla içini çekerek,

“Gel öyleyse…” dedi. “Anneciğini mutlu et…”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu