Yolda damat devamlı telefonla konuştu. “Ciddi olamazsın! Tamam, bana birkaç ekran görüntüsü gönder!” gibi sözler söylüyordu karşısındakine… Bir ara dinlemedeyken alçak sesle,
“Ne oldu damat? Önemli bir olay mı var?” diye soracak oldum,
“Çok, ama çok önemli bir konu var da anneciğim…” diyerek tekrar konuşmaya davam etti. Ben fazla dayanamadım, oturduğum koltukta derin bir uykuya daldım. Bu yaşta üst üste yaşadığım orgazmlar beni perişan etmişti. Neden sonra damadım arabanın dışından,
“Anne uyan!” dediğinde, yolun neredeyse sonuna gelmiştik, bir mola yerinde olduğumuzu gördüm. “Birer çay içelim, ben biraz dinleneyim diye durdum!“ dedi.
Oturduk, bana çay, kendisine enerji içeceği geldi. Damat hiç konuşmuyordu. Sonra hiç beklemediğim bir anda bana döndü. Gözlerini gözlerime dikerek,
“Dün gece yaptıklarının bir açıklaması var mı?” diye sordu.
Şaşırdım bu ani soru karşısında… Donup kaldım, cevap veremedim. Dün gece kütük gibi uyuyan ve hiç tepki vermeyen damadım nasıl öğrenmiş olabilirdi benim yaptıklarımı?
Dün uyuyakaldığı sırada bir yandan en yakın arkadaşı ile internette görüntülü konuştuğunu söyledi. Bilgisayarın kamerasından benim yaptığım her şeyi detaylarıyla gören arkadaşının bazı anları kaydettiğini ve ona ekran görüntülerini gönderdiğini, Banu’yu (kızımı) çok sevdiğini anlattı.
Yüzüm kıpkırmızı oldu. Her şeyi çok güzel planlamış, fakat teknolojiye yenik düşmüştüm. Damadımın olan biteni öğrenmesi bir yana, arkadaşı da yaptıklarımı naklen yayın gibi izlemişti. Offf… Ne rezillik…
Ben de ona bakamadan, gözlerimden yaşlar süzülerek kayınpederiyle aramızda sona eren cinsel yaşantımı, kızımla sevişirken onları nasıl seyrettiğimi, nasıl etkilendiğimi, baştan çıktığımı kırık dökük bir kaç cümle ile anlattım.
Damadım belki bir on dakika sessizce oturdu. Telefonuna gelen mesajlara, yani benim resimlerime baktı ve bana da gösterdi. Onu soyarken, erkekliğini okşayıp öperken, üzerine çıkarken… Rezalet… Dayanamadım,
“Ne yaptığımı bilmiyordum inan, affet beni!” diyerek ağlamaya başladığımda, damat bir şey demeden kalktı gitti. Bir beş dakika sonra geri geldi,
“Kızını arıyorum!” dedi. O an ölmek istedim. Elim ayağım boşaldı.
“Alo aşkım… Ya, ben işten yeni geldim eve… Bu saatte yola çıkmayalım, yarın erkenden geliriz dedik annenle!” dedi. Telefonu bana uzattı, ben de papağan gibi kızıma aynı şeyleri tekrarladım.
Telefonu kapattığında, ben sorar gözlerle damadıma bakıyor, ne yaptığını anlamaya çalışıyordum. Yola çıkmıştık bile, yarın geliriz ne demekti ki? Ben bakarken, elimden tutup kaldırdı,
“Konuşma ve ağlama… Benimle gel…!” diye emretti.
Yürüdük, mola yerinin yan tarafındaki motele doğru gidiyorduk. Ben,
“Ama…” diye söze başlarken, damadım,
“Sana sus demiştim!” dedi.
Ben az önce masada ağlarken, damadımın motelden oda aldığını anladım. Kimsenin ilk bakışta dikkatini çekmeyeceği şüphelenmeyeceği, üzgün, orta yaşlı kadın ve şık genç adam odamıza girdik. İçeri girince,
“Bak evladım…” dedim. Damat ise bana bakmadı, beni hiç dinlemedi bile… Ben de susup kaldım. Gidip mini dolaptan bir bira alıp açtı. Ceketini gömleğini ve pantolonunu çıkardı, sadece baksırı ile kalmıştı. Bana,
“Soyun ve yanıma gel! Ama başörtün kalsın!” dedi emredercesine.
Kıpırdayamıyordum. Yanıma yaklaştı, önce pardösümü, sonra içimdeki gömleği, beni hiç okşamadan sertçe çıkardı, uzun eteğimi yere indirdi. Ben iç çamaşırlarımla dikilirken, etrafımda bir tur atıp beni inceledi.
“Beklediğimden çok daha iyiymişsin kaynana… Kızının ablası gibisin. Bakalım seks konusunda neler biliyorsun!” dedi.
Bana orospu gibi davranmasına çıldırmıştım. Elbiselerimi geri almak için eğildiğimde, beni kolumdan tutup yatağın üstüne devirdi.
“Kaçmaya kalkma ulan… Yarrağın uyuyanını değil, canlısını yiyeceksin!” dedi. Bir dikişte birasını bitirdi.
Ben bacaklarımı ve ellerimi göğsüme çekmiş, top halinde kendimi korumaya çalışıyordum. Elini dizimin üstüne koyarak yanıma oturdu. Kulağıma eğilip,
“Sabaha kadar benimsin. Sabaha kadar sikeceğim seni… Sonra herkes kendi hayatına devam edecek!” dedi.
Cevap vermedim. Boynumu öpmeye ve sutyen üzerinden göğüslerimi okşamaya başladı. Diğer eli ile dizimden sıkı sıkı kapadığım bacak arama doğru indi. Tepki vermediğimi görünce bıraktı. Külodunu da çıkartıp, ters şekilde uzandı ve ayaklarımı öperek, elleriyle de kalçalarıma dokunmaya başladı.
Güçlü yanını biliyordu ve elimin yanında duran yarı kalkmış kalın sikini bana göstermek için bunu yapmıştı. Topladığım bacaklarım yavaş yavaş aralanırken, o da çamaşırım üzerinden amımı avuçladı.
Yavaş yavaş dudakları bacaklarımdan amıma doğru çıktı ve külodumu yana çekip, amıma ilk öpücüğü koydu.
Bu sırada tam 69 pozisyonu almış, sikini ağzıma doğru sallıyordu.
“Yalandı mı bu am hiç?” dedi.
“Hayır! dedim.
“Bu gece bütün bekaretlerin gidecek!” dedi. “Ellenmedik neyin varsa ellenecek, koklanmadık neyin varsa koklanacak. Sikilmedik yerini bırakmayacağım senin…”
Dili değdiği an kendimi tamamen saldım. Benim onun temposuna uyamayacağımı anlayıp yan çevirdi, şimdi siki dudaklarımın ucunda, onun dudakları ise bacak aramda idi.
Dili ile amımın çevresini dolaştı, bu arada elleri de götümü avuçluyordu. Önce klitorisimi dilliyor, sonra dilini amımın derinliklerine sokuyordu. Ben de çekinerek başladığım sik yalamada hızlanmış, yarısını ağzıma sokmaya başlamıştım. Arada,
“Dişlerine dikkat et!”, “Orasını yalamaya devam et!”, “Evet, işte öyle!”, “Güzelll!” gibi komutlarla beni yönlendiriyordu.
Götümü avuçlayan bir elinin parmakları ile göt deliğime masaj yapıyor, ilk defa erkek eli değen yerlerim am suları ve damadımın tükürükleri ile ıslanıyordu.
Birden sikini ağzımdan çekti, beni misyoner pozisyonuna çevirerek hızla amıma tekrar yumuldu. Dili ve bir parmağı ile iştahla amıma girip çıkarken, diğer eli götümü kendine doğru kaldırıyordu.
Ben de sütyenimi sıyırmış, kendi göğüslerimi sıkarak aldığım zevki katlıyordum. Bir iki dakika içinde amıma yaptığı baskı ve klitorisimi emmesi, dün geceki gibi bir boşalmayı getirdi. Önce yavaştan başlayan zevk dalgaları, sonra vücudumu saran bir ateş ve yay gibi kasılmalar… Damadım ise geri çekilmiş beni seyrediyordu.
“Aynı kızın gibiydin! Ama ustalaşman gereken konular var!” dedi.
Anlamıştım, önce sikinin başını ağzıma aldım, sonra elimle taşağını okşamaya başladım. Haşmetli taşaklarını koklamayı ve öpmeyi daha çok sevdiğimi fark ettim, bir elimle ona 31 çekerken taşaklarını emmeye toplarını tek tek ağzıma almaya başladım.
“Aferin bunu çok sevdim!” dedi.
Bir iki dakika böyle devam ettim. İnlemesi ile birlikte iki elimle birden kalın yarağını okşamaya başladım. Damadım böğürerek boşalmaya başladı, ilki yatağın üzerine, diğeri tam burnuma gelen iki damladan sonra çıkanlar avucumu doldurmuştu.
Ben lavaboya gidip geldiğimde giyinmişti.
“Ne oldu?” dedim panikle.
“Yok bir şey anneciğim! Sen dinlen biraz, ben içecek bir şeyler alıp geleceğim, gece daha bitmedi!” dedi.
Çıplak vücudumun üstüne çarşafı çekerek yattım, başımdaki örtü halen duruyordu, onu da çıkararak biraz kestirdim. Uyumuşum. Odaya girdiğini ve fermuar sesini hayal meyal duydum, ama yorgunluktan kıpırdayamayacak haldeydim.
Komidinin üstüne bir poşet bıraktı. Arkadan bana sarılıp yattığında çırılçıplak olduğunu anladım. Yüzümü kendisine çevirdi ve ilk defa bir sevgili gibi dudaklarıma yapıştı. Dili ağzımın içinde iken, elleri de göğüslerimi yoğuruyordu. Sadece öpmesi bile genç kız gibi ıslanmama neden olmuştu…
Telefonumun sesine ayrıldık. Arayan kocamdı, ona da aynı yalanı attım. Onca yıllık kocama yalan söylerken damadımız memelerimi avuçluyor, kabarmış meme uçlarımı emerek zevk sularımı akıtıyordu.
Sonunda zorlukla telefonu kapattım. Yıllarca sevdiğimi zannettiğim adamın aslında bana hiç bir şey yaşatmadığını o an fark ettim. Gençken zor kalkan siki, altmışından sonra hiç kalkmıyordu zaten ve ben her erkeğin böyle olduğunu sanacak kadar salaktım. Bu arada damat,
“Bu göğüsler, bu koca kalçaların, yuvarlacık iri götün keşke kızında da olsaydı!” diyerek sertçe emiyor ve kafasını göğüslerimin arasına sokuyordu. Damadımdan aldığım bu övgüler kendime güvenimi artırmıştı,
“Sabaha kadar senin onlar!” diye inledim. “Ne istersen yap…”
“Şimdi biraz götünle ilgilenelim!” deyip ters çevirdi beni. Sırtımdan başlayarak öpücükler ile götüme kadar indi. Getirdiği poşete uzanıp bir şeyler aldı. Az sonra ben sırtıma ve götüme yayılan soğukluktan irkilince,
“Bebe yağı! Bu koca götü parıl parıl görmek için aldım. Koca götlere hastayım ve güzel kızın ne yazık ki küçük götlü!” dedi.
Tüm vücudumu yağladı, en çok götümü yağladı. Arada küçük tokatlar atıyor sonra öpüyordu. Yağlı elinin iki parmağı ile amıma masaj yaparken, diğer eli göt deliğimi ovalıyordu. Bir yandan üzerimde çalışıyor, bir yandan yaptıklarını bana anlatıyor ve bu beni iyice çıldırtıyordu.
“Götün iyice kızardı, amın nasıl da beni bekliyor, tıpkı azgın bir orospu gibi!” dedi.
Belimin altına bir yastık koyarak, hem götümü hem amımı seyredecek şekilde arkamda durdu. Sonra yavaşça kalın sikinin başını amıma dayadı. Ben irkilince,
“Korkma yağladım iyice!” dedi.
O kadar nazikçe soktu ki, hiç canım yanmamış, ama sikin kalınlığı ile amım dolmuştu. Yavaş yavaş gidip gelirken, göt yanaklarımı sıkıyor ve göt deliğimle amıma karışık bebe yağı dökmeye devam ediyordu.
İkinci orgazmımı yaşarken, damadın temposu hızlanmış, ama baş parmağı da tamamen götüme girmişti. Bebe yağının amım için olmadığını o an anladım. Siki içimde hareketsiz dururken kulağıma eğildi,
“Bekaretini bana vermeye hazır mısın?” dedi.
Korkuyordum ve düşünemiyordum. Tekrar sordu. Sikini yavaşça amımdan çıkartırken, götümdeki parmak sayısı ikiye çıkmıştı. Cevap veremiyordum, ama götümü biraz daha yukarı kaldırdım. Parmaklarının arasından biraz daha soğuk yağ götümün içine aktı. Damat işini biliyordu.
“Hazırsın, sakın kendini sıkma!” dedi. Parmakları çıkar çıkmaz sikinin kalın başını hissettim götümde. Milim milim ilerken, yağ dökmeye devam ediyor, duyduğum acıyı bu soğukluk azaltıyordu.
Durdu, geri çekilip yine soktu, bu sefer mantar başı içimdeydi. Gözlerimden yaş geliyordu.
“Korkma, artık bakire değilsin, tam bir kadın olmak üzeresin!” dedi.
Kafamı yastığa bastırınca kıçım iyice gerildi ve kolum kalınlığındaki sik yırta yırta götüme yerleşti.
“Bu göt benim artık, ona çok iyi bakacaksın!” diye bağırıyordu. Durdu yine yağ dökerek götümü serinletti. “Kızın yarrağımı ilk götüne aldığında bayılmıştı, ama senin götün onunkinden daha güzel!“ dedi. O anda,
“Beni de bayılt öyleyse!” dedim.
Demez olaydım. O nazik sikici gitti ve bir anda götümü hoyratça siken bir hayvan geldi. Tamamen sokup tekrar sokuyor, götümü tokatlıyor ve bu arada iyice darlaşmış amımı parmaklıyordu. Üzerime tamamen abanmış, ben altında ezilirken, terden kayıyordu vücutlarımız.
Acımasızca üzerime yığılmışken sırtımı ısırıyor, tırnaklarını kalçalarıma batırıyordu. Taşaklarını amıma çarpmaya başlayınca her yer karardı, inlemelerim kontrolsüzleşti.
“Al bakalım orospu!” demesi ile döllerinin sıcaklığını götümde hissedince ise bayıldım.
Gün ışırken beni uyandırdı. Çırılçıplaktık yatakta… Sabah ereksiyonuyla kalkan siki taş gibi dikilmişti kasıklarında… Bir kaya gibi yükseliyordu. Hayranlıkla o güzel sikine bakarken,
“Yarım saat içinde yola çıkıyoruz anneciğim. Ama kahvaltını iyi yemen lazım. Karnını iyice doyur, uzun süre bunu yiyemeyeceksin!” diyerek kalın sikini ağzıma dayadı.
Bu sefer döllerinin hiçbir damlasını ziyan etmedim…